Giriş
(8)

Cin tonik içimi zor mu

Vse budet horosho
Merhaba. Şu an migros yolundayım ve bi şeyler alıp içeyim diyorum. Cin içebilir miyim, zorlar mı? Fiyatlar malum para ziyan olmasın :) viski ve votkadan başka bir şeyler olsun istemiştim bu sefer.
Merhaba. Şu an migros yolundayım ve bi şeyler alıp içeyim diyorum. Cin içebilir miyim, zorlar mı? Fiyatlar malum para ziyan olmasın :) viski ve votkadan başka bir şeyler olsun istemiştim bu sefer.
0
Vse budet horosho
(15.03.18)
Ne kadar cin koyduğunuza göre değişir. İki birim tonik bir birim cin koyarsanız oldukça hafif bir içimi oluyor.
0
synthetic a priori
(15.03.18)
risk almadan sarhoş olmak istiyorsan boşver derim ben çoğu kişi çok rahat içer ama sevmeme ihtimalin de var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.03.18)
cin bildiğimiz çam ağacı gibi kokar, aroması öyle.

bir yudum alınca, dalından kozalak koparıp ısırmış gibi oluyosun.
0
Photographer
(15.03.18)
Paran varsa tonik monik alma. İyi bir gin al ve sek iç.
0
malheiros
(15.03.18)
normal olcusunde icimi cok kolay. cin sek falan icilmez dalga gecmek icin yazmislar.
yaninda yesil limoncuk dilimle
0
hot potato
(15.03.18)
şu an ben de içiyorum cin tonik, tavsiye ediyorum şiddetle. (:
0
treamorg
(15.03.18)
Cin bir ton baharatin karisimindan yapiliyor, cok farkli kokan, tadi farkli cin var. Ne alacaginizi yazmadiginiz icin, klasik tonige de beyaz Bombay önerebilirim. Mavi Bombay, baslangic icin agir aromali olabilir. Onun disinda viski, votka gibi yuksek alkollu icki tuketiyorsaniz, zorlamaz. Bir de cam agaci degil, ardic o.
0
buf-e kür
(15.03.18)
Paran ziyan olmaz kesinlikle votka gibi değil tadı tat olarak benzeri yoktur.yavaş iç ilk defa içenler genelde sarhoş olur.
0
spacy
(16.03.18)
(23)

bu yaptığım davranış kibirli mi?

yazar yazmaz yazan yazar
geçenlerde, çalıştığım yere bir adam ve çocuğu geldi. çocuğu belli ki zihinsel engelliydi. 3-4 kişi çalışıyoruz hepimizin elini sıktı. ben de elimi uzattım sıktım.sonra bunlar gidince ellerime kolonya döküp, yıkadım. bunu yapmamdakı amaç tamamen sterilizasyondu.bu hareketimi gören yanımdaki kadın iş
geçenlerde, çalıştığım yere bir adam ve çocuğu geldi. çocuğu belli ki zihinsel engelliydi. 3-4 kişi çalışıyoruz hepimizin elini sıktı. ben de elimi uzattım sıktım.
sonra bunlar gidince ellerime kolonya döküp, yıkadım. bunu yapmamdakı amaç tamamen sterilizasyondu.

bu hareketimi gören yanımdaki kadın iş arkadaşım: "amma kibirlisin sen de ya, nolmuş elini sıktıysa?" dedi. ben de kibirle bir alakası olmadığını, tamamen titizliğimden dolayı yaptığımı söyledim. sonuçta karşımdaki insan zihinsel engelli, makatını kaşımış olabilir ne bilim parmakları sümüklü olabilir vs. düşünüp yaptım dedim. (belki de çok uçuk düşündüm, bilemiyorum.) daha da bir konuşma olmadı.

ama bu durum kafamda yer etti benim. ilk kez bir insandan "amma kibirlisin" diye bir şey duydum beni çok etkiledi. sonuçta ben övülmekten bile nefret eden bir insanım, birisi bana iltifat etse konuyu değiştiririm o derece. farkında olmadan bir kibir deryasında mı yüzüyorum aslında? nedir bu kibirin egodan farkı?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.03.18)
herkesle elinizi tokalaştıktan sonra yapıyor musunuz yoksa sadece engellilerle mi?
0
elorelia
(15.03.18)
hayır, herkesle yapmıyorum. "zihinsel" engelli bir çocuğunun pis-pasaklı olabileceği belirdi bir an beynimde ve bu yüzden böyle bir şey yaptım.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(15.03.18)
Yok yahu sonuna kadar haklisin o cocuk elini kim bilir nerelere surmustur dedigin gibi ha tabii su da var zihinsel engelli olmayanlarin da pek farkli oldugunu sanmiyorum ama iyi yapmissin senin icin rahat ettikten sonra istersen kes at kimse bir sey diyemez.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.03.18)
kibir değil.

ama siz gerçekten engelli olmayanların gün içinde burun karıştırmadıklarını filan mı sanıyosunuz? hiç yolda yurumediniz, umumi tuvalet kullanmadınız sanıyorum. bu açıdan yaptığınız şey çok komik geldi bana :D
0
elorelia
(15.03.18)
bilgin olsun bende bazen makatımı yada burnumu kaşıyıp ellerimi yıkamadan insanlar ile el sıkışıyorum.

Artık bu bilgiyi aldığına göre kibir mi sterilizasyon mu artık ne için yapıyorsun o alışkanlığı daha farkına varabilirsin.
0
paudi
(15.03.18)
zihinsel engelli olmadığı halde zihinsel engelli gibi davranan yaratıkların olduğunu biliyorum sıkıntı yok:)
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(15.03.18)
arkadaşın haklı
ama kibir doğru kelime değil.
0
basond
(15.03.18)
@basond, arkadaşım haklıysa ben nasıl kibirli olmuyorum?
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(15.03.18)
Kibirli olsan elini uzatıp sıkmazdın, kullanılan kelime yanlış. Ama abartmışsın titizlik konusunda, herkes kıçını/üreme organlarını/burnunu karıştırır.

Bu el sıkma alışkanlığına gıcık oluyorum, hele ki grip salgınlarının olduğu kış aylarında.

Uzatmayın şu elinizi amk, biliyorum elinizde silah yok!
0
John Bloor
(15.03.18)
yukarıdaki cümlede anlatmak istediğim şu,
yaptığın hareket yanlış arkadaşının bunu görmesi ve dile getirmesi doğru bir hareket,
yalnız kibir başka bir şey senin yaptığın başka bir şey senin yaptığın hareketin karşılığı kibir kelimesi değil. @i am cool with that güzel demiş düşüncesizlik güzel karşılıyor. yaptığını.
0
basond
(15.03.18)
Sen haklısın. Ama bunu göstere göstere yapmasaydın keşke. Kibirli değilsin, düşüncesizsin. Ben öyle durumlarda tuvalete falan gidip çaktırmadan yıkıyorum.

Ha bu bahsettiğim sadece zihinsel engelliler için değil bu arada. Çocuk eli elime değince acayip kötü oluyorum. Elleri çok pis oluyor çocukların her yere dokunup her yeri kurcalıyorlar. Gerçi büyükler de öyle ya neyse. El yıkama alışkanlığı olan sandığımızdan çok daha az insan var.
0
i m cool with that
(15.03.18)
kibir bu durum için uygun ifade değil. arkadaşın kendisini yanlış ifade etmiş. normal insanlarla tokalaştıktan sonra göstermediğin hassasiyeti, zihinsel engelli bir çocukla tokalaştıktan sonra göstermeni eleştirmiş.
şöyle de birşey var, o tip rahatsızlığı olan çocukların ebeveynleri, çocuklarının durumunun farkında, haliyle hijyen konusunda gereken hassasiyeti gösteriyorlar. benim gözlemlediğim birkaç aile öyleydi en azından.

normal insanlar ne kadar dikkat ediyor orası malum. topluluk içinde bile burnunu karıştıran genital bölgesini kaşıyan, umumi tuvaletleri kullanıp hiç eline su bile sürmeyip çıkan mikrop insanlar var.
0
battal gemalmaz
(15.03.18)
zihinsel engelli veya değil, herhangi biriyle tokalaştıktan sonra elinizi temizleme ihtiyacı hissetmenizde yanlış bir şey göremiyorum ben. Yani yaparken bir yandan "ıyy, pis fakirler ya, hem zihinsel engelli hem elimi sıkmaya teşebbüs ediyor" falan gibi şeyler dediyseniz durum değişir de, temizlik konusunda içime sinmeyen bir şey var diye elimi temizleme ihtiyacı hissettim diye başkası da beni eleştirmesin artık bir zahmet.

Arkadaşınız için görüşüm: Dünyada olup biten her şeye, herkesin aldığı her karara, canının istediği her ufak eyleme yönelik üstelik de sorulmadığı zamanlarda fikir belirtmek zorunda değiliz bence insanlık olarak.
0
sopiro
(15.03.18)
Kibir değil bu.
Niyetiniz kötü olsaydı zaten elini sıkmazdınız geri çevirirdiniz bu da bana göre yanlış ve incitici olurdu.

Ve düşünceniz doğru aslında kafanızda kurduğunuz o ihtimalleri maalesef herkes yapabilir tuvaletten çıkıp elini yıkamayan insanlar var sokakta yürürken bile parmağını burnuna sokanlar var.
Tokalaştıktan sonra temizlenme ihtiyacı duymanız bence gayet normal.
0
mutekebbir
(15.03.18)
ağır engelli bakım merkezinde çalıştım. her etkinlikten sonra elimi yıkardım. engelli bireylerin öz bakımları düşük olabiliyor. burada kibir falan yok. o zaman elini boka sapla herkesle el sıkış.
0
mikahakkinen
(15.03.18)
Yaptığınız şeyin kelime anlamı kibir olmuyor. Mantığınız yanlış değil; betimlediginiz gibi bir cocuksa ozbakımı sahiden dusuk olabilir, size hastalık geçmesini istemiyor olabilirsiniz ya da o an temiz hissetmemissinizdir fakat davranışınız yanlış. Böyle hissetseniz bile ulu orta başka insanların da göreceği şekilde kolonyalayıp silmek yerine, tuvalete diye kalkıp elinizi yikayabilirdiniz. Bu davranışınızı babasının gördüğünü düşünün (üstelik yukarda söylediğinize göre her insan için aynı davranisi yapmiyormussunuz), muhtemelen kendisini kötü hissederdi. Arkadasiniz da cocuga karsi ekstrem bir tepki verdiginizi dusunmus olabilir.

Bir de çoğu insanın herhangi bir sağlık sorunu olmasa da ozbakım eksikliği çok yüksek maalesef. Bunu da unutmamakta yarar var.

Velhasıl kendinizi korumak istemenizde sakinca yok fakat toplum icinde yaşarken hareketlerinize biraz daha dikkat etmekte yarar var; size normal gelen başkasına çok anormal gelebilir.
0
fraise
(15.03.18)
Ellerinin kirli olması steril olmaması bir problem değil. Kibirli değilsin de sanırım biraz fazla titizsin.

Yemek yemediğin, hazırlamadığın, seks yapmadığın, el işi yapmadığın sürece. Atıyorum ofiste çalışıyorken ellerinin steril olmamasında bir sakınca yok.

Velev ki götünü parmakladı elini sıkmadan önce birisi, dert değil o kadar da. E. Coli falan kapmazsın parmağını emiklemiyorsan veya tırnağını etmiyorsan.

Mikrobiyoloji labında çalışmış bir kardeşin olarak kontaminasyon nedir iyi bilirim.
0
bos gezenin bos ustasi
(15.03.18)
normalde yapmiyorum demissiniz ama trafikte ozellikle icinde tek kisi olan araclara iyi bakin, en az %20'si eli burnunda... ya da disarida yururken bir bakin, hapsuran insanlar ellerine hapsurup, ellerini ovusturup gidiyorlar. ornekler cogaltilabilir :)

temizlik amacli yapiyorsaniz her zaman yapin bence
0
kamyonsans
(15.03.18)
değilsin ve bunu hepimiz yapıyoruz. önyargılarımız bunu bize yaptıran. örneğin elimizde olmadan, içimizden ıyy ne kadar çirkin diyoruz ilk etapta. burda insancıl olan bunu hiç ama hiç çaktırmamak. önyargımızı yıkabilemiyorsak en iyisi bu.
0
for day to break
(15.03.18)
kibir değil. ama hoş da değil bence. belki kötü niyetli değildin o an öyle bir düşünceye kapıldın ama sürekli bu düşünceysen sıkıntı. bu kibir değil ama iyi bir şey de değil bence. sonuçta zihinsel engellileri ayrımcılığa maruz bırakmış oluyorsun ve engelli olmayan insanlardan daha pis olmalarını gerektirecek bir şey yok bence. ama sadece o an boşluğuna da gelmiş olabilir.
0
nick bulamadim
(15.03.18)
bence bunun kibirle alakası yok kimseye de açıklama yapmak zorunda değilsiniz. illa engelli olacak diye bir şey yok insan bazen kendini elini vücudunu kirlenmiş hissedip dezenfekte etme ihtiyacı hissedebilir çok kişisel bir şey. kişisel hijyen ama bu tarz şeyleri çaktırmadan yapmak fikrine katılıyorum. malum millet ağzına geleni konuşuyor
0
iwillsee
(15.03.18)
Gunluk hayatta politik davranmak ve konusmak durumundayiz. Pek cok zaman davranislarimiz gayetantikli olmasina ragmen politik olarak dogru degildir. Politik dogru olmazsak sikinti yasariz toplum icinde.
Toplum icinde yasamak istiyorsak her zaman rasyonel hareket edemez ve konusamayiz, politik dogurlukla rasyonelligin dengesini kurmak lazim, yoksa bunun bedelleri olur. Kibirlilikle ya da daha kotu seylerle suclanmak gibi. En azindan gunumuz icin boyle.

Senin acindan dusunuldugunde bir yanlis yok bu olayda. Ama o elini dezenfekte etme olayini insanlarin icinde degil, lavaboya falan gidip yapmaliydin. Aksi takdirde boyle tepkiler kacinilmaz. Ozurlu biriyle tokalastiktan sonra ellerono dezenfekte eden biri hakkinda iyi seyler dusunmez kimse. Her ne kadar kotu bir niyetin olmayip dogru mantikla ilerlesen de.
Senin hatan onu baskalarinin gorecegi bir yerde yapman.

Kibir yanlis kelime degil, dogru bir kelime. Senin hakkında dusunelecek seyin karsiligi bu kelime bu olayda. Titiz, takintilo falan degil, o baska sey. Kelime dogru.
0
stavro
(15.03.18)
tam anlamıyla kibir diye nitelerdim ben de. bence doğru kelime.
mesela elinde o an o şekilde duyduğun rahtsızlığı daha sessiz göze sokmadan halletmen gerekirken böyle halletmiş olman bence bu şekilde tanımlanabilir.

bence tek problem bu da değil hatta. 3. paragraftaki durum da sağlıklı değil bence. overreacted bi durum söz konusu gibi.
0
baharat
(15.03.18)
(9)

kalça üstündeki tüyler

burcem
yani lobların üzerindekiler.nasıl alınır? neyle alınır?makineyle mi? tüy dökücüyle mi? yoksa ağda mı daha iyi? hangisiyle alsak çoğalmaz ya da sertleşmezteşekkürler.
yani lobların üzerindekiler.
nasıl alınır? neyle alınır?
makineyle mi? tüy dökücüyle mi? yoksa ağda mı daha iyi? hangisiyle alsak çoğalmaz ya da sertleşmez
teşekkürler.
0
burcem
(15.03.18)
almışken ya makineyle ya ağdayla alın. tüy dökücünün jiletten farkı yok, hemen uzar. hormonal bi bozukluk yoksa bu tip müdahalelerde -jilet dahil- tüyler çoğalmaz.

ama en mantıklı olanı almamak bence. ne gerek var ki?
0
elorelia
(15.03.18)
Erkeksen alma. Onun disinda neyle alirsan al sertlesmez cogalmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.03.18)
Erkeksen ağda falan sakın düşünme oralara; muhtemelen ölürsün acıdan. Çok rahatsız oluyorsan tıraş makinesiyle üzerinden geç gitsin. Kılların sertleşmesi konusunda değişen bir şey olmaz (jilet hariç) kıl nerede olursa olsun.
0
skooma
(15.03.18)
Bence ne ağda ne jilet ne tüğ dökücü onlar sert çıkmasına sebep olur ve baya bi tahriş edebilir popişinizi
Bence en iyisi epilasyon tamamen bitirin demiyorum ama. 3-4 seansta bile baya bir azalır ve siz de rahat edersiniz. Hem hijyen açıaından da böylesi daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.
0
powerpufgirl
(15.03.18)
Bence almayın. Kadında da erkekte de o bölge can yakar bence ağdada. Diğerleri de bana gereksiz geliyor.
0
aksach
(15.03.18)
Alma +1. Zaten kalın siyah bir tüy değilse rahatsızlık çıkarmaz görüntü olarak bence.

Edit: Biri daha "diye düşünüyorum" diye bitirmiş, tekrar etmemek lazım diye düşünüyorum.
0
Adramelekhh
(15.03.18)
Erkeksen alma denmiş.

Kadınsan da alma. Hatta kadınsan hiç alma. Kadının o bölgede hepi topu ne kadar tüyü olacak ki? Bir de var olsun. Alma.
0
i m cool with that
(15.03.18)
eğer kadınsanız kuaförlerdeki ağdacılar alıyorlar. erkekseniz bilemiyorum.
0
nice tnetennba
(15.03.18)
Saç kesme makinesiyle alıyorum ve artış gözlemlenmedi. Çok azcık göğüslerde var onları da jiletle alıyorum orada da artış olmadı. İlk başta diken gibi olduğu için rahatsız ediyor o kadar.
0
fatih baker
(15.03.18)
(2)

aynalı güneş gözlükleri

binder dandet
bizim zamanımızda kadın satıcısı gözlüğü derlerdi, hala öyle bir olay var mı?
bizim zamanımızda kadın satıcısı gözlüğü derlerdi, hala öyle bir olay var mı?
0
binder dandet
(14.03.18)
artık moda güzelleri de var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.03.18)
hiç güzel değiller bence ya sinek gibi ne o öyle.
0
theseachange
(14.03.18)
(21)

Duyurudan tanisan ciftler

yuzır
Merhaba arkadaslar, https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1267714/sevgililerinizle-nerede-tanistiniz su soruya denk geldim demin, fark ettim ki duyurudan tanisip sevgili olan bir suru insan var. Nasil oldu mesela? Ifsada mi tanistiniz ya da hic gormeden bulustunuz mu ya da konu nereden acildi mesela, tu
Merhaba arkadaslar,

www.eksiduyuru.com su soruya denk geldim demin, fark ettim ki duyurudan tanisip sevgili olan bir suru insan var. Nasil oldu mesela? Ifsada mi tanistiniz ya da hic gormeden bulustunuz mu ya da konu nereden acildi mesela, tum detaylari bilmek istiyorum ama az olsa da olur.

Tesekkurler, iyi geceler, esen kaliniz.
0
yuzır
(13.03.18)
soru sahibi olarak ben de merak ettim, evet.
0
tabirimekruh
(13.03.18)
Bunlardan biri olmak için dm'e bekliyorum, adım Samuel 25 yaşım

Ciddili: bi arkadasim direkt dumduz yurumustu bi kiza duyurudan. Baya sohbet muhabbet bulusma şeklinde ilerledi. Arada fotograf falan atıldı tabi.
0
ghilleinthemist
(13.03.18)
@ghilleinthemist ben de duman yoluyla anlasmalarini beklemiyordum zaten klfhj. @acemi'nin cevabi cok spesifik mesela boyle cevaplar bekliyorum, gercek olanlarini tabii (paylasmak isteyen olursa)
0
🌸yuzır
(13.03.18)
duyuruya bak sen :) çok şaşırdım ben de.
0
cunupkral
(13.03.18)
bana (başka bir kullanıcı adı kullandığım bir zamanda) duyuru'dan iki üç defa yürümüştü erkekler (erkeğim) cinsiyetimi söylediğim saniyede bıçak gibi kesiliyordu duyarlı mesajları...
0
dilemma of subscribtionability
(13.03.18)
İfşa ardından mesajlaşma, zirvede tanışma, aynı duyuru grubuna(whatsapp, telegram) girip sohbeti ilerletmek şeklinde başlayan ilişkiler biliyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(13.03.18)
sözlükte fuckbuddy'lik müessesesinin gayet iyi işlediği bir yerde, duyuruda insanların birbirleriyle tanışıp, sevişmesi niye bu kadar şaşırtıcı geliyor ki? :)

ben burdan birisiyle sevgili olmadım fakat sözlükten oldu. duyurudan karşı cinsten tanıştığım insanlar da oldu. herşey mesaja bakar. adabıyla belli bir seviyede tutunca gerisi geliyor.
0
false pretension
(13.03.18)
@umutko’ya ek yapayım ifşada seni beğenip sonra yürüyen de çok oluyor, bi ara ifşa yapmıştım da yaklaşık 1 ay yankıları sürdü :D mesela başka bi duyurumla veya cevabımla alakalı 2 mesajdan sonra “Sen güzeldin di mi” (true story) :D “Hiç ifşa yaptın mı hiç aa dur hatırladım şu kısa sarı saçlı kız sendin değil mi” gibi bir sürü mesaj aldım. Bi de ifşa yapar yapmaz mesaj atanlar var, birileriyle tanışmak baya kolay yani ama bence bunlar tatlış değil xD Bir konuyla alakalı uzun süre konuşup arkadaş da olabileceğimi bildiğim insanlarla hiç yürüşmeden tanışmak/görüşmek daha çok hoşuma gidiyor, eski sevgilimle de böyle tanışmıştık duyurudan.
0
ekaterina
(13.03.18)
millet sevgili, fakbadi bulur ben de sözlükte asker arkadaşımı bulurum anca. vay be.
0
tosunpasa
(13.03.18)
İfsada gordum begendim seni dedim tesekkur etti bulusalim bi goruseim dedim cevap vermedi sonra ben de bi foto attim tabii gormeden bir sey dememekte haklisin dedim iki kem kum etti sonra bulustuk sonrasi oyle.
0
acımasız gerçekler
(13.03.18)
"merhaba, ben seni çok seviyom" tarzı bir şey mesaj atmıştı yazdıklarımla ilgili olarak. cevap verdim. ilk birkaç hafta dalga geçtiğini falan düşündüm. sonra hoşlaştık. sevgili olduktan sonra sordum ben, "o neydi gız, ne alaka?" diye. "başta sadece yazdıkların hoşuma gidiyodu, tanışmak istemiştim. konuşunca aşık oldum" dedi. sonra terk etti sjfjsk
0
der meister
(13.03.18)
Biz bi zirve için mesajlaştık, öncesinde buluşalım birlikte gideriz diye sözleştik. Sonrası da geldi işte :)
0
chicha
(13.03.18)
Bir de bize laf söylüyor bu insanlar. Duyuru'dan kız tavlıyorsun diye.

Kendiniz yapıyorsunuz yahu, bi kendinize bakın?

Neyse cevabım;

Gayet basit. Mesaj atarak başlıyor.
0
MaNOfTheYear
(13.03.18)
Ben de baya denk gelirdim ve "Nasıl ya yuh" falan derdim. Büyük konuşmamak lazımmış.

Bazı bazı konuşuyorduk burada. Basit birkaç konu üzerine. Zaten genelde aynı duyurularda falan hep denk gelirdim nickine. Mesai öldürmek konusunda üzerimize yok şimdi düşündüm de.

Daha sonra ben buraları bi bıraktım. Hafif atlatılan bunalım dönemimdi. Bir gün buralardan birisi bana ulaşmak istemiş, o da sözlükten mesaj attı. Noldu niye gittin vs diye başlayan konuşma bir iki buluşma sonrasında güzel bir hal aldı. daha da detay vermeyeyim lütfen ama.
0
kablelvuku
(13.03.18)
genelde ifşalarda isimleri kaydediyorlar bu kişiye yürünür buna mesaj atılır bunun sevgilisi var vs gibi sonra bekliyorlar bir süre sonra duyuru yada cevap yazınca fırsat bilip duyar kasan da oluyor yavşayan da oluyor o an ki duygu durumuna göre ya buluşuyorlar yada kestirip atıyorlar.

Başıma tabi ki böyle olaylar gelmedi ama bunu yapanların varlığını biliyorum.
0
basond
(13.03.18)
selam, sizi çok beğendim dersin. götü kalkık, sorunlu bir tip değilse niyetini açıkça söyler zaten. sana şans verir. değilse reddeder ama reddedilmekte kötü olur. :( beterin beteri var birde seni gördükten sonra reddederse işte onun altından kalkılmaz. :D en iyisi hiç bulaşmamak.
0
for day to break
(13.03.18)
ifşada gördüm beğendim. pusuda bekledim. yürüdüm ve düşürdüm :')
0
theseachange
(14.03.18)
bir keresinde duyurudan iki kıza yürümüştüm. iyi de gidiyordu aslında muhabbet.

abi sonra bunlar arkadaş çıktı. güzel bir sürpriz yaptılar.

bu da böyle bir anımdır.
0
charlotte blanc
(16.03.18)
Millet canavarmış da bizim haberimiz yokmuş. Duyurudan evlenen var mıdır acaba?
0
komando kani var bende
(16.03.18)
ifşada gördüm yürüme amacım yoktu alakasız konulardan konuşuyorduk zaten daha önceleri ara sıra oradan da öyle gitti işte bi baktım neler olmuş neler ben de şaşkınım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.03.18)
Görmeden, hiçbir amaç taşımadan gidip tanıştığım çok oldu. Gerisi karşı taraftan gelen ilk adım. Bir zamanlar beğeniliyordum, evet.
0
devilred
(16.03.18)
(4)

Stres egzaması

gölgede aynı
Elimde stres kaynaklı egzama çıktı. İlaç kullandım geçti. Şimdi tekrar çıktı. Egzama sürekli tekrarlar mı kronik midir ?
Elimde stres kaynaklı egzama çıktı. İlaç kullandım geçti. Şimdi tekrar çıktı. Egzama sürekli tekrarlar mı kronik midir ?
0
gölgede aynı
(03.03.18)
aramıza hoşgeldin. ömür boyu seninle.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.03.18)
maalesef tekrarlar, geçmiş olsun :/
0
mysql34
(03.03.18)
mikrobik olmayan cilt hastalıklarını strese bağlıdır.

stres durumuna göre ortaya çıkıp ilaç takviyesi ile yok olacak ömür boyu..
0
Fayfa
(03.03.18)
Kronik. Ardıç katranlı sabun kullanmayı deneyin. Ama böyle katransı kokacak.
0
curukturpkokusu
(03.03.18)
(9)

Konuşmaya nasıl başlayayim ?

burchak
Merhaba birinden hoslastim (aynı ortamda uzaktan gördüm) hemen Instagramdan ekledim :) bir haftadır konuşmaya giremedim. Ne yazacağımı bilmiyorum. Sen kimsin derse mesela ne diyeceğim :) ya da konuşmaya nasıl girecegimi de bilmiyorum Siz nasıl yapıyorsunuz.Kadın kisisiyim yas 26 :)
Merhaba birinden hoslastim (aynı ortamda uzaktan gördüm) hemen Instagramdan ekledim :) bir haftadır konuşmaya giremedim.

Ne yazacağımı bilmiyorum. Sen kimsin derse mesela ne diyeceğim :) ya da konuşmaya nasıl girecegimi de bilmiyorum
Siz nasıl yapıyorsunuz.

Kadın kisisiyim yas 26 :)
0
burchak
(16.01.18)
sen "selam :)" de gerisi gelir zaten.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
Palve +1

Erkek olsan o kadar kolay olmazdı ama
0
kablelvuku
(16.01.18)
tanışmak için.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
story veya post'lardan yola çık paylaşım yapıyorsa, oradan yürünüyor bol bol. atıyorum orman fotoğrafı paylaşıyorsa ne güzel bir yer, neresi burası vs. diyip oradan devam etmesini umabilirsin.
0
yaraticinick
(16.01.18)
Böyle yapma işte
Yanlış yoldasın
0
benaslindayohum
(16.01.18)
Yapmıyorum.
0
i m cool with that
(16.01.18)
kusura bakma da senden bi cacık olmaz 26 yaşında kadınsın erkeklere nasıl yaklaşman gerektiğini burdan soruyorsun
0
regardless of what they say
(16.01.18)
Yahu yuzyuze konuşmuyoruz ki sanal bir yerden yurumek yaptığım bir şey değil o yüzden bilemiyorum nasıl konuşmaya çalışayım. Yani terslenme ihtimalim de var. :( Bar da değiliz ki çakmağın var mı diye sorayım :))
0
🌸burchak
(16.01.18)
"Bar da değiliz ki çakmağın var mı diye sorayım"

İşte cevap burada. Diğer arkadaşların dediği gibi paylaştığı bir hikayeden yada fotodan yürü. Sen mesajı attığın an fotona bakacak, hmmm derse olumlu bir cevapla geri dönecek.

Olumlu görmezse oralı olmayabilir.
0
infernalcadre
(17.01.18)
(23)

sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?

demirr
benim pek fazla hastane ve ilaçla işim olmadığı için sağlık sisteminin işleyişini tam olarak bilemiyorum fakat hastane binaları ve randevu sistemleriyle bir iyileşme olduğu aşikar. tabi ki aksayan yanları da vardır. özellikle büyük şehirlerde daha da hissedilir bu.hastane,randevu alma, muayene olma,
benim pek fazla hastane ve ilaçla işim olmadığı için sağlık sisteminin işleyişini tam olarak bilemiyorum fakat hastane binaları ve randevu sistemleriyle bir iyileşme olduğu aşikar. tabi ki aksayan yanları da vardır. özellikle büyük şehirlerde daha da hissedilir bu.

hastane,randevu alma, muayene olma,ilaç tedariği,masraflar gibi konularda sağlık sisteminden memnun musunuz? memnun değilseniz hangi aksaklıklar var?

nedir sağlık sisteminin aksayan yanları?
0
demirr
(16.01.18)
memnun değilim. sürekli özel hastanelere gidiyorum o yüzden. aşırı kalabalık. suriyeliler her yerde. doktorlardan yana bi şikayetim yok. bu konulardan dolayı.
0
sizofren06
(16.01.18)
yaşlılar memnun, randevusunu alma, aynı doktora görünebilme rutin ilaçlarını yazdırma yönünden hiç sıkıntı yok, ama bir şeyin çıktı ameliyat olacaksan o zaman durup yavaşça özele yöneliyorsun varsa birikimini kullanıyorsun yoksa kredi çekiyorsun.
0
eja
(16.01.18)
internetten ya da telefonla randevu alıyosun. sonra hastaneye gidip o randevuyu alabilmek için tekrar sıra alıyosun.
0
elorelia
(16.01.18)
hiç memnun değilim.

anlatılmaz yaşanır, her hangi bir zamanda ülkedeki herhangi bir hastenye git kendin gör.
0
Photographer
(16.01.18)
Hekim sayısı az, hasta sayısı fazla. Sistem optimum muayene süresine göre randevu vermiyor. Psikiyatri hekimini 10 dk arayka hasta görmeye zorluyor. Hekim hastalığın kendisini değil en yüksek olasılıkla ne olabileceğini bulmaya mecbur kalıyor. Muayene süresi biraz uzasa sıra bekleyen diğer hastaların sabırsız tepkisi ile karşılaşıyor. Doğru tanıyı alamayan hasta tekrar tekrar sisteme dahil oluyor hem kendi tedavi süreci aksıyor hem sistemde kısır döngü oluşuyor. Hastalar da sıkıntılı, verilen tedaviyi düzgün uygulayan kişi sayısı o kadar az ki, bunlar da başka bir şekilde tekrar hastaneye geliyorlar. Özel hastanelerde yoğunluk yok ama oradaki sağlık personelllerinin de bir standardı yok, hekim dahil.
0
curukturpkokusu
(16.01.18)
çok memnunum (!) sabah akşam hüloğluyorum.
0
burya
(16.01.18)
Hiç memnun değilim, o nedenle özele gidiyorum artık.

Geçen yaz ya insanlarlar övüyor, belki düzelmiştir diye evimin yakınındaki kadın doğum hastanesinin ek kliniğine gittim. Gitmez olaydım. Herkesin surat zaten bir karış. Hasta koltuğuna yatacağım bir baktım ıslak leke var, hemşireye rica ettim değiştirebilir misiniz diye "Yeni değiştirdik zaten" diye çemkirdi ve ben girdikten sonra değiştirilen bir örtü olmamıştı. Doktor sorması gereken şeyleri sormadı. Smear sonuçları da 40 gün sonra çıkıyormuş (deveyle falan yolluyorlar herhalde laboratuvara). Sonuçları göstermeye gittiğimde de hemşire ayakkabılarınızı çıkarmanıza gerek yok dedi, doktorun önüne yatınca bu defa doktor niye ayakkabılarını çıkarmıyorsun, çıkar da gel dedi (ki ayakkabı hiçbir engel teşkil etmiyor). Bu saçma tavırların üzerine de hayatta devlet hastanesine gitmem.

Bu olaydan 6 ay sonra özele gittim, doktor her şeyi detaylıca anlattı, hangi testi neden yaptığını, neler olabileceğini vs belirtti. Sonuç randevusunda şehir dışında olacağımı söylediğimde telefonla ararız istediğiniz saatte dedi ve telefonla bilgi verdi. Devlet hastanesindeki gibi insanı geren bir ortam ve ilgisizlik+hijyensizlik yoktu.
0
kayranin kedisi
(16.01.18)
en yakın zaman deneyimlerim:
ilaç yazdırmak ile yazdırmamak arasında sizin kârınıza olacak bir fark yok. kalkıp gidip randevu, yol, zaman, program vs, yine para veriyorsunuz, yan binadan alacağınız ilaca.

bir kere, "oha bu kadar iyi doktoru ilk defa görüyorum" dediğim biri vardı, onun dışındakiler ortalama.
iki tane de "bunun burada oturması insan sağlığı ve hayatı için tehlike" dediğim. Hele sonuncu, ruh hastalıkları hastanesinde, sanırım hastaydı.
Ben olumsuz etkisini yaşamadım ama konu hakkında bilgisi olmayana kalıcı hasar verebilecek biri orada oturuyorsa, sağlık sistemine toptan "berbat" demek isterim.

ayrıca saçmasapan kurallar, yaş sınırı ile ilaç vermiyor filan.

ek: online olarak randevu almak ve o zamanda randevuya girmek, memnun olduğum kısmı. ama bu zaten, zamanın gereği.
0
neynep
(16.01.18)
Ankara'nın göbeğinde, Ankara'nın en büyük ilk 3 devlet hastanesinde zatüre olduğumu bilemedikleri için neredeyse ölüyordum. Bu yüzden artık hep özele gidiyorum.
0
mayday
(16.01.18)
değişken genel olarak.

üniversite hastaneleri daha karmaşık ve sistemsiz. çapa'ya gidince ömrümden ömür gidiyor her seferinde ki burada aylarca kemoterapi aldım, ailecek bu iğrenç prosedürler nedeniyle psikolojimiz bozuldu. resmen bok bile hastadan daha kıymetli oralarda. mesela geçen ay bi muayene olacaktım, ücretli olsun çabuk olsun dedim. lan ücreti yatıracağım yerdeki veznede adam yok. belli bi zamanda bankaya kasalarındaki parayı yatırmaları gerekiyormuş. başka binaya geçtim. orada da aynı. son anda başka binanın veznesinden gideceğim polikliniğin parasını yatırabildim. neyse ki kendi ihtiyacımı giderecek durumdaydım o zaman ama daha kötü günlerimi anlatsam roman olur. doktorların da suçu yok. bana 2 kez aynı soruyu sorsa biri bi asabileşiyorum, insanlar napsın günde kaç kaçıkla uğraşıyorlar ki bazı insanların para veriyoruz sen bizim malımızsın tavrıyla doktorla iletişim kurduklarını inkar edemeyiz.

şuan küçük bir yerde memleketimde tatildeyim. annemi hastaneye götürdüm. randevum yoktu, hiç beklemedim. doktor harikulade bir şekilde dinledi. sonra elimizdeki tetkiklere baktı, sonra kendi ufak tefek şeyler istedi ve yine son olarak her şeyi detaylıca anlattı. maaile hayran kaldık doktora. böyle güzel şeyler de yaşayabiliyoruz ama nadir.
0
ruh i tibbiye
(16.01.18)
Sağlık sektörünün bizzat içinde bir insan olarak kimse bu sektördeki çok büyük bir çoğunluğun eline düşmesin diyorum.
0
ms brownstone
(16.01.18)
Hastahanede calisan (devlet, özel, vakif) ve etrafindakileri fazlasiyla hastaneye götüren biri olarak;

-Özel/devlet/vakif hastanesi ayrimi degil, DOKTOR ayrimi yapin.

-Durum ciddi ise en az 2 doktorun görüşünü alin.

Bunlarin disinda polikinlik hizmetlerinde internetten/telefondan randevu alma sistemi güzel. Aile olarak kullaniyoruz.

Muayene de tabiki sizinle ilgilenilen süre ve doktor sayisi az. Ve bu düzelmeyecek.

İlaç tedarigi konusunda asil sorun bence talep degil. O ilaclarin o hasta için gerek olmamasi ve/veya yanlis ilac kullanimi.

Masraflar konusunda ise saglik sistemi su an yari özel gibi bi sey zaten. Ödeyecegimiz para gittikce artacak.
0
bir3iki7
(16.01.18)
acemi ye katılıyorum. kan sırası beklemek baya depresif. ultrasona bi kaç ay sonrasına gün alınabiliyor.
0
barankovan
(16.01.18)
maalesef berbat. yirmi yaş dişi için 2019 haziran'a anca gün bulabildik. yakın zamanda bir çok kez devlet hastanelerine gitmek zorunda kaldım. çok kalabalık. her yer pislik içinde. doktorlar(belki de iş yoğunluğundan) oldukça ilgisiz. allah düşürmesin.
0
tantunisultansuleyman
(16.01.18)
Kuş kadar asgari ücret, kuş kadar emekli maaşı verilip sağlık hizmetinden katkı payı alınması.

-Katkı payları neden sürekli artıyor?
-Bazen sisteme girmeden ilacı direkt eczaneden almak daha ekonomik oluyor.
-Emekliye ve asgari ücretliye neden katkı payı var? Maaşlar geçinmesine yetecek kadar bile değil. 1400 maaş alıp 200 tl sini katkı payı ödeyen biliyorum. Eczaneye ödediği de var artı olarak. Muayeneye gitmek için yolu var, tahlil sonucu beklerken yemeği var...

Doktor başına düşen hasta sayısı çok çok fazla. Devlet hastanelerinde daha çok doktor olmalı.

Kalifiye sağlık persıoneli yetiştirilmeli.
Geçenlerde burada bi duyuruda tıp fakultesinde okuyup stajinda bir tek hasta muayene edemeyen bi arkadaş hasta muayene edip deneyim kazanma arayışındaydı, nasıl yapabilirim diye sormuştu.
Mantar gibi tıp fakültesi açıp içini boş bırakmamak lazım.

Tetkiklerde gün verme olayı olmamalı bir de. Bi alet kaç para? Onun kaç katı tutarlar nerelere harcanıyor. Yapılmayacak bişi değil bu. Neden yapılmıyor?

Bütün olarak;
Bir memlekette halkın mutluluk kaynağı olarak ezici çoğunlukta "sağlık" demesinin işaret ettiği konu; sağlık hizmetlerinin yolunda gittiği değil, o yönde yaygın endişe olduğunun göstergesi olsa gerek.
(Tabii insan sağlığına etki eden diğer etkenler beslenme, karnını doyuruyor olabilme vb. ile birlikte)
dergipark.gov.tr

Teknolojinin sağlık hizmetlerine girmesi konusunda fena değiliz. Daha ileri aşamaları beklemedeyiz.

"Devletin okulu varken dershaneye ne gerek var" sorusundan sonra şimdi "devletin hastanesi varken özel hastaneye ne gerek var" sorusunu sormalıyız.
Sağlık hizmetlerinde bana göre en büyük sıkıntılardan biri devletin hastanesi özel hastane ayrımı.
Devlet özel hastane ihtimamında hastane hizmete sunacak kadar aciz değildir mutlaka.

En önemlisini en arkaya sakladım.
İlaç konusunda da tedavi konusunda da skandal niteliğinde durumlar yaşanıyor. İnsanlar aralarında yardım toplayıp hasta tedavi etmeye çalışıyorlar.
Yalnış tedaviler yapılıyor, yanlış ve fazla ilaçlar veriliyor.

Sonuç:
Sağlık hizmetlerinden bütün olarak bakınca memnun değilim.
İyi ki insan gibi insan, doktor gibi doktor, herşeye rağmen özveriyle çalışan sağlık personellerimiz var. Azalmaya başladılar ama henüz varlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(16.01.18)
Hiç memnun değilim. İnsan çok, hekim az. Her hekim devlette çalışacak diye bir kural yok ama resmen devlette çalışmak için boyun eğmek gerekiyor her şeye. Muayene süresinin kısalığı, insanların tahammülsüzlüğü(Hekim kapısında beklemezse ölecek insan çok çok fazla.), hastanelerin yapılırken hiç bir şekilde gelişme göstermemesi gibi(En basitinden bina çok büyük yapılıyor ama nüfus çoğalınca veya gelişen teknoloji hastaneye girmek isteyince yer yok deniliyor. Ama cami yapılırken çok büyük yapılıyor.) bir çok madde sıralayabilirim. Aslında bazen aklıma geliyor hastanelerde işlerin düzenli yürümesi için her gelene bir insan(çoban) verilmesi. Çünkü bizim milletimiz ondan anlıyor ancak. İlla ki biri ona direktif verecek, ona neyi yapıp yapmaması gerektiğini söyleyecek.(Şuraya git, buraya gitme... İçeriyi görmeden kapıyı açma, hekimin kapısının önünde bekleme diyecek.)

Ben dişim için bir sıkıntı olduğunda özel arabamla 220 kilometre yol gidip diş hekimi arkadaşıma gözüküyorum. Hatta belki herkes okumuştur bir yerlerde. "Önceden MHRS yokken hastanelerde sıra bekliyorduk, şimdi aynı sırayı evlerimizde bekliyoruz." diye.
0
ceyhan prensi adana
(16.01.18)
Şehir İstanbul. Şikayetçi olduğum söylenemez. Randevu alma sistemi güzel, daha önce gittiğin bir hastaneyse barkod falan da uğraşmana gerek yok direkt doktorun odaya gidip ekrana bakabiliyorsun. Endoskopi yaptırdım uyuttular falan gayet güzeldi. Sonucuma bakan doktoru beğenmedim, başka doktora gittim dedim şu ilaçları istiyorum o da evet bunlar doğru dedi yazdı.

Geçen mesela burnumda üç dört senedir duran ufak bir kist için gittim, bir de üşenmedim GATA'ya gittim iyi doktor olsun diye, hıyar herif antibiyotik bir sıvı verdi, yani geçirmeyeceğini ben biliyorum o bilmiyor, kullandım geçmedi tabii. Bugün başka doktora gittim o da azot sıktı, geçer umarım. Yani dandik doktorlar var ama iyisi de var.

Ben bir de hep son randevuları alıyorum hastane bomboş oluyor. Neyse Amerika'dan iyi sonuç olarak buna şükür.
0
i was made for you
(16.01.18)
boynu tutulan doktora gitmese veya insanlar kendi sağlıkları konusunda azıcık fikir sahibi olup saçma sapan şehir efsaneleriyle kendilerini tedavi etmeye çalışırken daha da kötüleştirmeseler sağlık hizmetleri o kadar da kötü olmaz sanki. ben ise hep küçük şehirlerde gittiğim için hastanelere hep memnun kaldım ama büyük şehirlerde öyle olmadığını duyuyorsak doğrudur.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
Teknolojinin kullanımında daha ileri aşamaları beklemedeyiz demiştim. Vaktim olmadığı için içerik yazamamıştım. cevabı okuyup tiklemişsin o nedenle yeni cevap olarak yazıyorum.

Öğrencilik yıllarından başlayarak meslek hayatı boyunca çalışanların mesleğiyle ilgili yapılan çalışmalara gelişmelere, yayınlara ücretsiz şekilde ulaşabiliyor olması hizmetin kalitesinde, başarısında çok büyük fark yaratır.

Bilgiyi ulaşılabilir kılmak lazım. Türkçe olarak. Çünkü şimdi bilgi çağındayız. Bilgi çığ gibi büyüyor. 1.5 senede iki katına çıkıyor ortalama olarak.
Devlet bilgiyi üretene telifini ödeyip, bilgiyi halkın kullanımına sunabilirse bizim önümüzde kimse duramaz.

Uluslararası düzeyde seminerler, kongreler, çalıştaylar vs olduğunda bas parayı bağla hastanelere. Alanıyla ilgili olan biteni öğrenmek için zaman ve para harcayıp gitmesin insanlar. Bağlanamıyorsan illa gidilmesi gerekiyorsa da sen gömder. Gitsin sonra gelip burada anlatsın.

Yayınların çevirisini yaptır. Gençler işsiz, istihtam olur, ve bedelini fazlasıyla geri alırsın.

Ben eminin ki "ben devlet olarak bilim üretmek, teknoloji geliştirmek istiyorum" dense bu gençler fazladan çalışırlar, ellerindeki işi bırakıp koşarlar. -özellikle 80 kuşağı başı çekecektir-

Kimse duramaz önümüzde kimse.

Hintlinin evinde fırın yok, (en üst kast) ders araç gereci ekmek gibi nimetten sayılıyor. Adamlar ilacın içeriğini çözümlüyorlar hükmet kararıyla.Sonucu görüyoruz. Amerikalı gidip Hindistan'da tedavi olmaya başladı.

Her şey mümkün, çok güzel işler yapabiliriz. Başımızı oraya çevirelim yeter ki.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
Vallahi ben gram memnun değilim, yaşadıklarımı saysam şuradan yol olur. Ulan bir kere şu nasıl bir mantık; 2 ameliyat oldum biri devlet biri özelde (başkent'te) devlete daha fazla para verdim? O zaman niye sigortam var benim, neye prim yatırıyorum?

Acil durumda hastaneler sizi kabul etmemek için takla atıyor, acil durumda bir hastaneden bir hastaneye sevk gerekti diyelim, hastanelerden cevap gelmiyor, 112 tepkisiz kalıyor. Daha da sayarım. 2-3 kere bu durumla karşılaştım, araya 1500 adam sokarak hallettik tüm işleri. Böyle sistem mi olur ya?
0
dilligaf
(17.01.18)
"doktor az" denilmiş. ben de sayı vereyim. küçük bir İLÇEDE devlet hastanesinde göz doktoru olan babam günde 100-120 hasta bakıyor. sağlık sisteminin aksayan yanı bu.

ve gerçekten doktor için önemli değil. mesaisi devam ettiği sürece kalır, elinden geldiğince tedavi eder. işi bu. 10 hasta gelmiş, 500 hasta gelmiş, bir o kadar hasta yakınıyla uğraşmış falan o kadar da çok fark etmez. kafasını yastığa koyar unutur. ama hasta olarak sen bir sürü şey bekliyorken doktorun sana ayıracak 4-5 dakikası var.

ikinci bir konu da doktora güvenememek. bir kere gerçekten çok tecrübesiz ve bilgisiz doktorlar var. görmesem inanmazdım ama lisede en tembel arkadaşlarımdan biri Bulgaristan'da tıp okudu, şimdi doktor. kendisi bile şaşırıyor doktor olduğuna. dediğine göre hiçbir şey öğrenmemişler şimdi stajda falan görüyormuş yeni yeni. bir akrabam ve arkadaşları sırf puanları düşük diye yeni açılan bir özel üniversitenin tıp bölümünü yazdılar, kuş kadar puanla tıp okuyorlar. "ay hem de arkadaşlarımdan ayrılmamış oldum, ne güzel ^^" diyor.

güvensizliğimin ikinci sebebi de, seni doğru dürüst dinlemeden ilaç yazıp gönderiyor artık çoğu doktor. özellikle antibiyotiklerin ve antidepresanların bu kadar kolay yazılabiliyor olmasını aklım almıyor. oysa yan etkileri böyle güçlü olan ilaçlar ancak son çare olarak kullanılmalı. gerçi bu konuda hastada da suç var. çünkü hasta ilaç yazan doktoru seviyor. çoğu insan doktora uyduruktan bir şikayetle gidip muayene olduktan sonra "bir şeyin yok" lafını duymaktan hoşlanmıyor. istiyor ki illa bir rahatsızlığı olsun. illa tedavi edilsin. oysa doktorluk şöyle bir şey; sen kolunu kaldırdığında kalbinin köşesi acıyor diye doktora gidersen aslında doktor sana bakıp "kolunu kaldırma o zaman" demek ister. ama diyemez çünkü sonra olay çıkar "dohtor bağa bahmiyir" diye. yav önemli bir şeyin olsa doktor sana niye bakmasın?

son olarak; sağlığın özelleştirilmesi benim etik değerlerime çok ters. işin içine para girince doktor da hasta da çekilmez oluyor. daha fazla para almak için gereksiz tedavi uygulayan doktorlar ve "parasını verdik o kadar, elbette ki yapacak" modundaki hastalar yüzünden özele gidemeyen kesim asla düzgün sağlık hizmeti alamıyor.

tabi para demişken doktorlara belli sayılarda ilaç hedefleri koyup onları sattırmaya çalışan, karşılığında doktorlara "küçük süprizler" yapan ilaç firmalarını ve bu teklifleri kabul eden doktorları da unutmamak gerek.

hof ben bu sağlık sistemini cidden sevmiyorum ya.

gerçi bu kadar konuştum ama hakkını yemeyeyim, geçen sabah Haydarpaşa numune'deydim rutin kan ve idrar tahlil için. 20 dakikada bütün işlerimi halledip çıktım. şahaneydi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.01.18)
bugün gözüme çarpan (!) bir haber konuyu özetliyor aslında. sosyal güvenlik kurumumuzun üzerinde çok büyük bir baskı var.

"İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 5 aylık süreçte gelen, yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu saptandı." haber detayı: www.hurriyet.com.tr

zaten yetersiz olan doktorlarımızın bakması gereken hastalara 3-4 milyon suriyeli daha eklenmiş durumda. üstelik bu hastalar ücretsiz bakıldığı için içlerinde (ab'den para alınıyor olması bir şeyi değiştirmez) canları sıkılınca dahi hastaneye gidenlerin olduğunu düşünüyorum ben. 65 yaş üstü vatandaşlarımıza ücretsiz ulaşım hakkı verildikten sonra ihtiyacı olanın da olmayanın da ulaşım araçlarını kullandıklarını biliyoruz. birkaç yıl içinde bu duruma müdahale edilmezse sağlık sistemi çok daha kötü olacaktır
0
burya
(17.01.18)
Ek olarak:
Bir arkadaşın eşi alzheimer. Yatalak ve tek bakıcısı arkadaşım.
Eşinin raporlu ilaçlarını yazdırmak için hastaneye gitmesi gerekiyor. Başka bi yolu bulunmalı bunun diyordu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
(1)

here comes the rain again

Bruce
dolores'e kendimce tribute olsun diye eski rock parçaları dinleyip nostalji yapıyordum, bu şarkının hypnogaja cover'ına denk geldim. o dönemler anadolu lisesine gidip de bu şarkıyı dinlememiş olan var mıydı merak ettim, benim tanıdığım alakasız tipler bile biliyordu bu şarkıyı. 30 civarı olup da bu
dolores'e kendimce tribute olsun diye eski rock parçaları dinleyip nostalji yapıyordum, bu şarkının hypnogaja cover'ına denk geldim. o dönemler anadolu lisesine gidip de bu şarkıyı dinlememiş olan var mıydı merak ettim, benim tanıdığım alakasız tipler bile biliyordu bu şarkıyı. 30 civarı olup da bu şarkıyı bilmeyen var mı mesela?

buna benzer don't speak var mesela, o daha normal bi şarkı ama hypnogaja öyle çok mainstream bi şekilde de söylememiş. lisede gelen sert müzik aşkına mı kurban gitmiş nolmuş, nasıl böyle popüler olmuş; öyle çok bi olayı da yokmuş çünkü şimdi fark ettiğime göre.

him vardı bak, sevmezdim onları. lethe galiba en iyisiydi o dönemlerin. sonra katatonia'ya, gorgoroth'a sarmıştık. opeth tişörtüyle mezuniyete gitmeye kalktığımı bilirim mesela, rezillik :(

oo, bodom'du dimmu borgir'di, kafası şimdi geldi.
0
Bruce
(16.01.18)
lisede dinlerdim evet hatta liseden sonra ilk kez şimdi dinlemişimdir belki de ve yine fena gelmedi.

ama yaş kurtarmıyor benim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
(2)

steins;gate - spoiler olabilir

puc
Selamlar, Bu çok sevdiğim bir anime. Bir kez izledim, üzerinden bayağı zaman geçti, şimdi yeniden izlemeye başladım. Spoiler'li kısım: İlk bölümde okarin tam binanın önündeyken bir ara herkesin kaybolduğu bir an yaşıyor, tam olarak ne oluyordu? Bir de telefonla konuşması numara mıydı hep? Bir de Dr
Selamlar,

Bu çok sevdiğim bir anime. Bir kez izledim, üzerinden bayağı zaman geçti, şimdi yeniden izlemeye başladım.
Spoiler'li kısım:

İlk bölümde okarin tam binanın önündeyken bir ara herkesin kaybolduğu bir an yaşıyor, tam olarak ne oluyordu? Bir de telefonla konuşması numara mıydı hep?

Bir de Dr. Pepper Türkiye'de satılıyor muydu? İçen var mı, neye benziyor?

el psy congroo...
0
puc
(15.01.18)
Şimdi tekrar açmaya üşendiğim sorunun başı hakkında bir şey diyemem, ama Okarin'in bütün telefon konuşmaları numaraydı.

Ama üşenmeyip Dr. Pepper'ı araştırdım ve bunu buldum:
merakettim.coca-colaturkiye.com

Gittigidiyor'da falan satanlara itibar edilmez gibi geldi.

el psy congroo
0
wish i could find a way to disappear
(16.01.18)
bizim okulda satılıyor dr. pepper ama hayatta almam çok pahalıdır kesin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
(15)

sonunda ölecek olmanız size ne hissettiriyor?

binder dandet
HErşeyin sonunda öleceğiz.. Tarihte adımız kalamayacak yazılı bir mezar taşından başka...Ben bunu düşününce çok feci bir korku hissediyorum... Dünyadan silinecek olmak.. mutlaka ölecek olmak ve bunu bilmek is terrifying....ya siz?
HErşeyin sonunda öleceğiz.. Tarihte adımız kalamayacak yazılı bir mezar taşından başka...


Ben bunu düşününce çok feci bir korku hissediyorum... Dünyadan silinecek olmak.. mutlaka ölecek olmak ve bunu bilmek is terrifying....

ya siz?
0
binder dandet
(15.01.18)
Allağa sığınıyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.01.18)
Muazzam bir his. Ben seviyorum.
0
baldan kaymak
(15.01.18)
Beni ürkütmüyor, aksine motive ediyor elimden gelenin en iyisini yapmam ve hayattan olabildiğince keyif almam için. Adım kalmasın zaten, kimsenin bir işine yarayacağı yok. Ama dünyaya faydalı bir insan olursam yaptıklarım insanlığın devamında ufak da olsa bir rol oynar diye düşünüyorum ve bu bana huzur veriyor. Hiçbir şey bırakamasam bile mutlu ölmek isterim, sadece bunun için çabalıyorum.
0
fotrsapka
(15.01.18)
Ben bunu daha çok sıkıntıya girdiğim anlarda, kendimi çaresiz hissettiğim anlarda kendime tekrar tekrar hatırlatıyorum. İyi geliyor.
0
megalomaniac
(15.01.18)
Huzur veriyor. Kurtuluyor olmak güzel bir şey bana göre.
0
Amaranta ursula
(15.01.18)
proletarier +1

Çoktan silindik bile. Hayatta olmamız bir şey ifade etmiyor. Saatleri yeterince ileri aldığımızda hiçbirimiz yokuz. Bu dünyaya isim bırakma yeteneğinde olduğumu sanmıyorum. Böyle bir merakım da olmadı. Öldükten sonra faydalı olmak isterdim elbette ama törenle anılmak gibi hedefim yok. Yani silinmeyi kabul ediyorum mecbur.

Bana öyle geliyor ki yaşlanınca belki de köşeye kıstırılmış hissedeceğim. Yine de inanç çok kuvvetli bir şey, delilik kategorisinde yer alan ölüm fikriyle bile başa çıkmanıza yardımcı olabiliyor.

Bu dünyada yapabileceklerim ise, en yakınlarım başta olmak üzere çevreme fayda sağlamaya ve kimseye zarar vermemeye özen göstermek. Bunu da insanlardan bir şey beklemeden yapmaya çalışıyorum. Öyle de olması gerektiğini düşünüyorum. Ölümden sonra yaşama inanıyorum. Kendim için de bir şeyler yapmak istiyorum da çok öyle alışmamışım sanırım. Bakalım.
0
EasyTiger
(15.01.18)
Korku.
0
kablelvuku
(15.01.18)
Şükür
0
rn
(15.01.18)
Ben kötü hissediyorum. Ne kadar önemsiz olduğum hissini fazlasıyla yaşatıyor bu yüzden çok isterdim öldükten sonra bile hakkımda düşünülsün merak edileyim vs. Ama olmayacak olduğunu bilmek acı. Ne saçma geliyor bir sürü şey bu düşünceden sıyrılsam iyi olur ama nedense hep bu şekilde düşünüyorum.
0
eksi sozlugun tatli insani
(15.01.18)
Özgür.
0
siyah giyen adam
(15.01.18)
Hiçbir şey.
0
i m cool with that
(15.01.18)
eskiden "ölünce bazı şeyleri yaşayamadan ölmek" acı gelirdi. bunu düşündükten sonra bir kaç yıl geçti. şu an ölsem o acıları hissetmem. yaşayamadan öleceklerim olsa bile.
0
rain when i die
(15.01.18)
kendi ölümümüzü son ana kadar doğru algıladğımızı düşünmüyorum. ara ara etrafımızdaki birinin ölümüyle bu konu hakkında daha fazla düşünüyoruz o kadar sadece. ölümü kafaya takmıyor olmamız beynimizin korunma mekanizmalarından biri.
0
orpheus
(16.01.18)
bunu düşününce panik atak geçiriyorum. sorduğun için sağol.
0
sta
(16.01.18)
ben varken ölüm yok.
ölüm varken ben yokum.
0
tabudeviren
(16.01.18)
(9)

Çok kolay, çok zor kelimeleri

efreet sultan
İçinde "kolay" ve "zor" geçmeyen bir derecelendirme kelimeleri bulmam gerekiyor. Kelimeye baktığın zaman bir bakışta "hmm demek kolay veya zor" olduğunu anlayacağız. Mesela çok kolay için "çocuk oyuncağı" geldi aklıma. Çok kolay, kolay, zor, çok zor.İngilizcede baya baya eş anlamlı, deyim vs çıktı a
İçinde "kolay" ve "zor" geçmeyen bir derecelendirme kelimeleri bulmam gerekiyor. Kelimeye baktığın zaman bir bakışta "hmm demek kolay veya zor" olduğunu anlayacağız. Mesela çok kolay için "çocuk oyuncağı" geldi aklıma.

Çok kolay, kolay, zor, çok zor.

İngilizcede baya baya eş anlamlı, deyim vs çıktı ama Türkçede bulamıyorum yahu.

Aklınıza gelen varsa böyle kelimeler sevinirim.
0
efreet sultan
(15.01.18)
başlangıc - amatör - ileri seviye - efsanevi
0
onurrrrr
(15.01.18)
@onurrrrr

Evet ya. Aradığım şey tam olarak bunun gibi şeyler aslında.

Eyvallah.
0
🌸efreet sultan
(15.01.18)
taş atıp kolu yorulmamak??

olur mu?
0
thomaswantsmore
(15.01.18)
Çok kolay: tek gözüm kapalı yaparım
Kolay: çocuk oyuncağı
Zor: üzerine düşünmem gerek
Çok zor: düşünsem de çare etmez
0
i was made for you
(15.01.18)
zahmetli, külfetli, meşakkatli, uğraştırıcı, zahmetli bir sürü kelime var
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.01.18)
Bir savaş oyununun en kolay modu için "çantada keklik" yazıyordu. En zor mod da "delta force" olarak tanımlanmıştı. Bu şekilde ordudaki rütbe sistemine benzer bir sistem de yazılabilir konuya göre.
0
dissendium
(15.01.18)
çetin ceviz
0
unlem
(15.01.18)
Çaylak
Çömez
Yeni Başlayanlar için
İleri Düzey.

Fifa ve pes gibi oyunların zorluk derecelerine bak fikir olabilir :)
0
imelih
(15.01.18)
okul derecelerinden gidebilirsin, ilkokul ortaokul lise uni master doktora diye.
0
mavicorap
(15.01.18)
(9)

çorba

tchuck
mercimek ailesi ve yayla çorbası dışında çorba bilmediğimi farkettim. bi de domates çorbası.akşam etin öncesine ne çorbası yapayım ki, içine kıtır ekmek de atınca zevkten dört köşe olayım? her şeye açığım :(
mercimek ailesi ve yayla çorbası dışında çorba bilmediğimi farkettim. bi de domates çorbası.

akşam etin öncesine ne çorbası yapayım ki, içine kıtır ekmek de atınca zevkten dört köşe olayım? her şeye açığım :(
0
tchuck
(14.01.18)
tarhana da biliyorsundur zaten aşırı kolay bi çorba ama ben besin değeri olarak boş çorbaları pek tercih etmediğim için tarhanayı da çorbadan saymıyorum. kremalı sebze çorbası, tavuk suyuna tavuklu tel şehriye. kremalı sebzeye ekmek pek olmaz da tavuklu tel şehriyeye yakışır.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
kremalı mantar çorbası
düğün çorbası
0
synesthesia
(14.01.18)
ezogelin ya da brokoli çorbası.
0
theseachange
(14.01.18)
Yayla çorbası
0
verbanadüşlerimi
(14.01.18)
Kıtır ekmek en çok domates çorbasına yakışıyor bence.
0
ms brownstone
(14.01.18)
Tarhana, domates çorbası, yoğurt çorbası, arpa şehriyeli çorba,adını bilmiyorum ama içinde domates, biber, Bulgur vs olan karışık çorbayı da severim.
0
mslny
(14.01.18)
Yogurt corbasi. Yarim kilo yogurt + 1 yumurta + biraz un karistirip tencereye aliyorsunuz. Diger yandan tavada tereyagi ve istediginiz baharatlari hazirliyorsunuz. Corba pismesine yakin baharatli yagi ekliyorsunuz efsane bir sey oluyor. Yogunlugunu su ekleyerek ayarlayabilirsiniz. Aciktim.
0
voyager 1
(14.01.18)
Tel şehriye çorbası. Ekşi seviyorsan salçasını biraz fazla koycan, pişince bol limon sıkcan kıtır ekmekle beraber... ooo :/
0
yaren
(14.01.18)
Unu kavurup üzerine 1/3 oranında sulandırılmış süt ekliyoruz. İçine varsa et veya tavuk suyu koyuyoruz. Sonra süt biraz ısınınca içine önceden haşlanmış 1 çay bardağı arpa şehriyeyi atıyoruz. Sütlü arpa şehriye çorbası oluyor. Arpa şehriye yerine mantar, konserve mısır, haşlanmış brokoli karnabahar (bunun tadını pek begenmedim) ne atarsak onun çorbası oluyor.
İkinci alternatif domates çorbasında malzemeleri biber salçası ve közlenmiş kırmızı biber ile değiştiriyoruz. Yalnız konserve biber olmaz, gerçekten sizin közlediğiniz biber olmalı, konservedeki sirke çorbanın tadını bozuyor. Bu da çok güzel bir çorba.
0
curukturpkokusu
(14.01.18)
(10)

seks işçilerine neden hayat kadını deniyor?

selam
Bir süredir aklıma takılan bir soru, kelimelerin gücüne inanan biri olarak neden seks işçilerine hayat kadını dendiğini merak ediyorum. Mantıklı her tür açıklamaya muhtacım. Not: soru bir başka alt kategoriye ait olabilir tam uygun olanını bulamadım, bilen varsa düzenleyebilirim.Not: argo olanları d
Bir süredir aklıma takılan bir soru, kelimelerin gücüne inanan biri olarak neden seks işçilerine hayat kadını dendiğini merak ediyorum. Mantıklı her tür açıklamaya muhtacım.

Not: soru bir başka alt kategoriye ait olabilir tam uygun olanını bulamadım, bilen varsa düzenleyebilirim.

Not: argo olanları değil.
0
selam
(14.01.18)
orospuya neden seks işçisi deniliyor bende bunu merak ediyorum :d
0
ougkour
(14.01.18)
seks işçisine neden eskort deniyor ben de bunun peşindeyim.
0
killerbee
(14.01.18)
peki ya mektep ve öğretmen?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
@for day to break, mantıklı dediğin ama hayatlarını kazanmak için aklını kullanan insanlara "hayat matematisyeni" falan demiyoruz ki? gerçi yine de mantıklı dediğin.
0
🌸selam
(14.01.18)
(bkz: euphemism)
0
common of demons
(14.01.18)
Yeni bir hayat sağladığı için olabilir.
0
neymis
(14.01.18)
politik doğruculuk :D kibarlaştırmaya çalışıyorlar gerçekte ne olduğunu.
0
nice tnetennba
(14.01.18)
"Hayatin sillesini yemis" kadin olduguna vurgu yapmak icin muhtemmelen.
0
stavro
(14.01.18)
Hizmetçi, temizlikçi yerine yardımcı neden deniyorsa ondan. Kör, sağır demiyoruz da görme engelli, işitme engelli diyoruz...
Zaman olgulara bakışımızı değiştiriyor, yeni olgular getiriyor, değişiklik dilimize yansıyor.

Hayat kadını denmeden önce zaniye, kahpe, fahişe, orospu deniyordu. Hayat kadını deyişi o kadar eksi değil. 60'lar veya 70'lerdir diye düşünüyorum. Seks işçiliği de 80'lerde veya sonrasında 90'lar gibi kullanılmaya başlayan bi söylem. Seks işçisi söyleyimi halk arasında geçmiyor ve sadece belli bi kesim tarafından kullanılıyor.
(Seks işçiliği söylemi üretim ilişkilerini ele alan sol doktirinlere ait bi söylem/tanım gibi düşünülse de seks işçiliği solun özüne aykırı bir olgudur ve dolayısıyla sol söylem değildir.)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(14.01.18)
insana hayat veriyor. insana hayatını yaşatıyor. oh hayat varmış diyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(14.01.18)
(12)

Isvicre cakisi hediye??

meyve parcacikli kadin
Sevgiliye isvicre cakisi almak nasil olur acaba? Hicbir fikrim yok klise mi, kullanisli mi, kullanir mi sevinir mi... Kahverengi ahsap tarzi renkleri sevdigi icin su modeli dusundum https://i.hizliresim.com/vjQoWD.pngCantaya ihtiyaci var ama begenemiyorum bir turlu, hem zevkini bilmeme ragmen begenm
Sevgiliye isvicre cakisi almak nasil olur acaba? Hicbir fikrim yok klise mi, kullanisli mi, kullanir mi sevinir mi... Kahverengi ahsap tarzi renkleri sevdigi icin su modeli dusundum i.hizliresim.com

Cantaya ihtiyaci var ama begenemiyorum bir turlu, hem zevkini bilmeme ragmen begenmeme ihtimali var. Ama ben hediye alirken ihtiyac hediyesi almayi severim. Caki da iyi olur gibi. Ne alsam kafam karıştı
0
meyve parcacikli kadin
(14.01.18)
Niye dalga geciyoruz arkadasim
0
🌸meyve parcacikli kadin
(14.01.18)
favori modelim:www.amazon.de
0
burya
(14.01.18)
Yanında taşıyamaz avm ye almazlar.
0
filipis
(14.01.18)
brad pitt
(14.01.18)
Severek kullandığım bi çakım var, "sen kamp mamp seviyosun" deyip aldıydılar. Hep yanımda, avmlerde falan laf yapmaya başladılar ama çakıyı bırakmak yerine avm'ye gitmiyorum.

kısacası ben sevinirdim
0
rastocasdelay
(14.01.18)
kullanışlı değil. önce bi sevinir sonra da bi yere atar öyle durur. belki kıyafet etiketi kesmesi gerektiğinde falan aklına gelir anca.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
biri bana caki hediye etse cok mutlu olurum. ama isvice cakisina az mutlu olurum. kershaw,sog,deejo,smith wesson vs vs gibi outdoor amacli olursa cok daha iyi olur. kamp isini seviyorsa outdoor caki al.
0
1917
(14.01.18)
Cok fazla sempatik romantik hediye aldim yaptim. Biraz da para verip bir sey aliyim diyorum jdjd
0
🌸meyve parcacikli kadin
(14.01.18)
Bana isviçre çakısı alacak kadını baştacı ederdim ben. Gerçi erkek de alsa baştacı ederim. Benim açımdan on numara hediyedir.
0
ismira007
(14.01.18)
Bende küçük boyu var avmlerde sıkıntı hiç çıkmadı şimdiye kadar. Gayet iyi bir hediye olur bu arada.
0
Fusha
(14.01.18)
Sever ama.cok kullanamaz
0
all girls dream
(14.01.18)
yanda taşımayı bilmem ama evde çok işime yarıyor benim. yanda çakı taşımak mantıklı değil günümüz dünyasında sanıyorum.
0
tuzumkuru
(14.01.18)
(9)

nereye gidiyor bu ev kiraları

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-kiralik-bahariye-de%2C60-m2%2Cbekara%2Csobali%2C4.kat%2C1-plus1%2Ccati-kati-395403619/detayutanmadan 1200 lira yazmış şu ilana. bi de ısınma sistemi yok demiş aşağıda. ne olacak bu ev kiraları?
www.sahibinden.com

utanmadan 1200 lira yazmış şu ilana. bi de ısınma sistemi yok demiş aşağıda. ne olacak bu ev kiraları?
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(14.01.18)
onlar nereye gidiyor bilmiyorum ama ben ankara'ya taşındım abi, imkanı olan herkese de tavsiye ederim. istanbul'da aha böyle ahırlara 1200-1300'den aşağı istemiyorlar, burada eşyalı mis gibi daireyi yepyeni apartmanda 800 liraya aldım. ha ben merkeze biraz uzağım ama evin önünden tek otobüsle 45 dakikada kızılay'dayım mesela, istanbul'a kıyaslayınca yine uzak değil. ha daha yakın olayım dersen eşyasız olarak yine aynı veya yakın fiyata bulursun.

istanbul benim aklımın artık almadığı korkunç bir yere dönüştü. ayrıldıktan sonra, orada yaşayabilen insanlara daha fazla saygı duymaya başladım. ölçtürmedim ama %100 eminim ki buraya taşındıktan sonra stres seviyesi olsun, kan değerleri olsun hepsi olumlu anlamda değişmiştir. milletin sövüp saydığı bu "gri" şehrin taşını toprağını öpesim geliyor her gün. istanbul'un amk.
0
der meister
(14.01.18)
niye utansın anlamıyorum? sen vakko mağazasına girip "utanmıyor musunuz şu orta kalite malları lüks ürün fiyatına satmaya?" demeyi aklından geçiriyor musun? herkes ürününe hizmetine istediği değeri biçer sen layık görürsün görmezsin sana kalmış. ha ev kiraları çok değil bu arada bizim paramız yok.

edit: ha bu arada vakko da fiyatlandırma konusunda lüks sayılmaz da kalitesine, marka değerinden bağımsız ederine göre konuşuyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
ev Caferağa'da kadıköyün göbeğinde , semte hakim olan 100 kişiye sorsan 80i aaa ne kadar pahalı kira demez, bende gülsuyunda falan sandım ev, hatta kadife sokaktaymış ev hahaha , kafasını kullanan oraya 1200 verir ay sonu o evden 3000 kazanır yada hayvan gibi ortamı olur, kadıköyün en değerli yerinde bu ev kardeşim uyarayım seni
0
docrivers
(14.01.18)
@docrivers, anlamadım, kiraya tuttuğumuz evden 3000 lira aylık nasıl kazanabileceğiz ki? bunun yolu, yöntemi var mıdır, nedir?
0
laptu
(14.01.18)
barlar sokağı civarında airbnb ile yabancılara daire kiralayıp köşe olan tanıdıklarım var , köşeden kastım ev 1500 ise günlük kiralalarla 3-4k gelir elde ediliyor erasmus vs yabancılara çok koymayan miktarlar ve kadıköyün göbeğinde rexx'İn dibinde oturma imkanı sunuyor
0
docrivers
(14.01.18)
@doc vay be ne düzenler varmış, teşekkürler
0
laptu
(14.01.18)
Garsoniyer olur o evden ancak. Hem çatı hem ısıtma yok. İçi de 70 li yıllardan kalma. Tesisat banyo hep sorunludur. İstanbulda genelde böyle ama. Bir evde 3-4 kişi kalanları görünce şaşırmıyorum.
0
empedokles
(14.01.18)
bu konuya sadece kira olarak bakmayin, su evi almaya kalksam en az 1 milyon lira fiyat cekerler. ozellikle kadikoy, besiktas gibi konumlarda evler hatta dukkanlar asiri pahali. ev yeniyse nedeni muteahhitin bir sonraki projesi icin kaynak aramasi ve arsa fiyatlarinin cilgin pahali olmasi, ev eskiyse ileride kentsel donusume girer cok degerlenir beklentisi. gecenlerde bir dukkanin fiyatini sormustum kadikoy civarlarinda, 10 milyon lira dedi eleman utanmadan. hani oyle bilinen bir caddede de degil. ekonomi komple insaat ile dondugu icin, devlet yemeyin icmeyin kiranizi odeyin ya da 50 yil calisip birikim yapip zar zor bir tane ev alin diyor.
0
nossrat
(14.01.18)
O bolgede eli yuzu duzgun evler 2000 e kiraci bulabildigi icin bu insanlar da bu fiyati soyleyebilmeyi hak goruyor.
0
ykyt
(14.01.18)
(4)

kendimi adıyorum

eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
kendimi adıyorum yoluna, adına, sana (ingilizce)en doğrusu nedir?
kendimi adıyorum yoluna, adına, sana (ingilizce)

en doğrusu nedir?
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(13.01.18)
bağlama göre değişir, düz çevireceksek "I dedicate myself to your way, to your name, to you." denebilir heralde. daha güzel bir kelime istersen dedicate yerine commit kullanabilirsin. kendimi yoluna adıyorum İngilizcede ne kadar manası var bilemiyorum, Türkçe'de de hatta :) çeviri üstatları alternatif önerebilir.
0
hophophoba
(13.01.18)
Devote da kullanabilirsiniz. I devote myself...
0
kobuzchu kiz
(13.01.18)
voyager 1
(14.01.18)
pledge
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.01.18)
(1)

zeytinyağı markası için?!?!

gündüz m
mole ya da ove hadi oylayalım
mole ya da ove hadi oylayalım
0
gündüz m
(13.01.18)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.01.18)
(6)

Kaldırım nerede?

senolll
Merhaba,Şöyle bir projeye denk geldim. Ben de bu olaydan şikayetçi biri olarak yardımcı olmak istedim. Belki bir şeyleri değiştirebilirler, biz de yardımcı olabiliriz. https://www.facebook.com/SokakBizimDernegi/videos/1966062530100460/Bir şeyler yazmak isteyen olursa diye soru olarak açtım. Sorum da
Merhaba,

Şöyle bir projeye denk geldim. Ben de bu olaydan şikayetçi biri olarak yardımcı olmak istedim. Belki bir şeyleri değiştirebilirler, biz de yardımcı olabiliriz.

www.facebook.com

Bir şeyler yazmak isteyen olursa diye soru olarak açtım. Sorum da, yorumunuz nedir?

Teşekkürler
0
senolll
(13.01.18)
@yazarken...
Sana hem katılıyorum hem de katılmıyorum. Change.org bence de baya bir balon. Bu kaldırımlar nerede bizden bir para falan almıcak. Bizden sadece veri istiyorlar. Belki duyarlı belediyeler bu verileri kullanabilir. Organizasyon harekete geçmeyen belediyelerle iletişime geçebilir. Sonuçta oy almak için de olsa yapabilirler, gerçek amacı için olmasa da...

Öte yandan ben durumdan şikayetçiyim desem kalkıp bir kere bile herhangi bir belediye bu konularda dilekçe falan vermedim. Bu ugylama güzel bir birleştirme, hepimiz telefonumuzla tık diye fotoğraf çekiyoruz, tık diye tweetliyoruz. Pratiğe dönüşme konusunda benim de umudum az ama güzel bir girişim olarak görüyorum bu olayı.
0
🌸senolll
(13.01.18)
Ben anlamadım şimdi. Haritada gösterecek ne olacak? İnsanlar girip fotoğraflara mı bakacak? Fotoğraf çek gönder kampanyası mı olur ulan? Bir amaca hizmet etmeli kampanya dediğin şey. Sonrasında gerekli yerlere şikayet/istek yapacaklar mı? Gelen cevabı paylaşabilecekler mi?
Facebook sayfaları vardı. Ankara'nın bugları vs. Fotoğrafları paylaşıyordu sonra da gerekli yerlere yazıyorlardı birlikte. Bu ona da imkan sunmuyor. Düzeldi fotoğrafları da geliyordu postun altına.

Eskişehir'de bir tane bile kaldırım göremezsiniz mesela. Ne olacak bütün şehrin fotoğrafı bu sitede olunca anlamadım.
0
nickini vermek istemeyen uye
(13.01.18)
@nickini...

organizasyonla alakam yok ama başlığı ben açtım diye cevap vermeye çalışayım. Çok fazla bakmamıştım ama hakkında sayfasında yazdıklarına göre;

"Paylaşımları haritalayarak sorunun mekânsal görünürlüğünü artırmayı, farkındalık oluşturmayı, yerel aktörlere bu hususta inisiyatif alma çağrısı yapmayı amaçlıyor ve tüm kentlileri bu interaktif sürece davet ediyoruz."

Yani tam olarak ne yapacaklar bilmiyorum ama bizim düşündüğümüz gibi onlar da bunları düşünüyordur herhalde.
0
🌸senolll
(13.01.18)
eminim bi çok şehirde uygulaması vardır ama ben kullandığım bi şehirden bahsedicem. hollandada BuitenBeter diye bi uygulama var. aynı mantıkla çalışıyor ama içinde çöp, kasis, çukur, kaldırım, tabela vs belediyeyi ilgilendiren her şey var. aynı şekilde fotosunu çekip adres bilgisi ve açıklamayı giriyorsun, otomatik olarka dilekçeye çevrilip belediyeye gönderiliyor. belediye yasal olarak cevap vermek zorunda. ardından senle mail veya tel üzerinden iletişime geçiyorlar.
0
sttc
(13.01.18)
Su uygulamaya bakinca para kazanirlar, kullaninca ne olacak gibi tepkiler veren arkadaslar eger katki verebilecekleri bir husus yoksa cevresini guzellestirmeye calisanlara golge etmesin. Proje guzel bir noktaya deginmis. Turkiye'de sehir yasaminin gelistirilmesi lazim.
0
dunal
(13.01.18)
valla bence polisleri darlamak lazım. benim mesela arada aklıma geliyor polisi aramak sonra kesin bi işe yaramaz üstüne bi de polisin birinin dangalakça bi lafı sinirimi bozar diye uğraşmıyorum. kaldırımlara çıkmış arabalardan geçilmiyor ülkede.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.01.18)
(10)

Cumhuriyet kelimesi

bana her yer cehennem
Şimdi milli maçlarda hatta federasyonun adı Türkiye diye geçiyor.Doğrusu Türkiye cumhuriyeti değil mi ?Örnek olarak çek cumhuriyeti (adı değişti gerçi)Veya p.r.c. (public republic china)Birde kağıt paralar üzerinde Türkiye cumhuriyet merkez bankası yazıyorDoğrusu Türkiye cumhuriyet(i) merkez bankası
Şimdi milli maçlarda hatta federasyonun adı Türkiye diye geçiyor.
Doğrusu Türkiye cumhuriyeti değil mi ?
Örnek olarak çek cumhuriyeti (adı değişti gerçi)
Veya p.r.c. (public republic china)

Birde kağıt paralar üzerinde Türkiye cumhuriyet merkez bankası yazıyor
Doğrusu Türkiye cumhuriyet(i) merkez bankası değil mi ?

Son soru. Ülkemizin --resmi-- adı nerede ilk geçti ve kabul edildi.
0
bana her yer cehennem
(12.01.18)
şunu biliyorum. merkez bankası nın ismi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. sebebini bilmiyorum
0
azeriturku
(12.01.18)
Mac izlemedigim icin bilemiyorum ama oyleyse ayip ediyorlar(gerekziz duyar bence)

Hayir degil. Bagimsiz bir kurulus oldugu icin turkiye cumhuriyet merkez bankasi deniyor.

Onu da bilmiyorum. Abv benim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.01.18)
Birçok ülkede böyle kullanılıyor Türkiye'ye özgü değil. Misal Almanya'nın ismi de Almanya Federal Cumhuriyeti ama kimse böyle kullanmıyor bunlar resmi isimleri, her ortamda resmi adı kullanmak şart değil.
0
angelus
(12.01.18)
Acaba "Türkiye Cumhuriyet Bankası" anlamında mı kullanıyorlar o ifadeyi? O zaman merkez kelimesi fazla olmuyor mu? Hani Türkiye Cumhuriyeti'nin devlete ait bankası der gibi. Bilemedim ben onu. Acaip.
0
yaren
(12.01.18)
Merkez Bankası'nın ismi, Cumhuriyet döneminde kurulduğu için böyle, bunu belirtmek için bu isim verilmiş. "Cumhuriyetin Bankası" gibi ama o dönem devletin resmi bankası değildi; çok ortaklı bir şirketti. Para basan resmi banka Osmanlı Bankası'ydı.
0
angelus
(12.01.18)
1924 anayasası Türkiye Devleti olarak başlıyor fakat Türkiye Cumhuriyeti ifadesi de bulunuyor. 1921 tarihli Teşkilatı Esasiye Kanunu'nda Türkiye Devleti ibaresi var bildiğim kadarıyla.

Ayrıca angelus +1 diyorum naçizane.

Fakat, Çek Cumhuriyeti resmen ismini Çekya olarak değiştirdi yakın zamanda. Adı tam olarak değişti yani. Sadece bu geçiş sürecinde, uluslararası toplantılarda hemen kullanılmayacağını açıkladılar. Yani karışıklık olmasın diye bunu direkt olarak dayatmadılar. Kullanım zorunluğu henüz yok ama süreç içerisinde olacaktır.
0
windowsguvenlikduvari
(12.01.18)
Resmi adı Türkiye cumhuriyeti ama ortamlarda Türkiye diyoruz. Fransa da aynı şekilde bir cumhuriyettir ama Fransa deyip geçiyoruz.

Merkez Bankası bağımsız bir kuruluş bildiğiniz banka olduğu için öyle.
0
latte nevermore
(12.01.18)
tcmb'de cumhuriyet ibaresinin kullanılması bağımsızlığa vurgudur.
0
caletti
(12.01.18)
Merkez bankasında i takısının olmamasının sebebi bankanın para piyasasını etkilemedeki bağımsızlığını vurgulamak için düşünülmüş.
0
1965
(12.01.18)
passion rules the game
(12.01.18)
(6)

Polisleri tribe sokmayı seviyormuşum

pavlis
Ne zaman bir polis aracı görsem plakasına odaklanıyorum, dikilen polis görsem yüzüne bakmıyorum kolunda siciline odaklanıyorum. Kendilerine hafiften çeki düzen veriyorlar. Çok eğlenceli değil mi?
Ne zaman bir polis aracı görsem plakasına odaklanıyorum, dikilen polis görsem yüzüne bakmıyorum kolunda siciline odaklanıyorum. Kendilerine hafiften çeki düzen veriyorlar.
Çok eğlenceli değil mi?
0
pavlis
(11.01.18)
(bkz: fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış)

sen öyle olduğuna inanmak istiyorsan inan tabii.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.01.18)
he, tamam iyisin.

bu arada burasi iyice forum havasina dondu
0
purple rain
(11.01.18)
bence eğlenceli baya, bende de nokia 6230 var toplu taşımada torbacımla alışveriş yaparken falan hep sivil polis ayağı çekerşm telefon zaten eşgal, baya keyifli oluyor
0
docrivers
(11.01.18)
Aynen devam et. İşin onlara düşene kadar böyle...
0
1adam
(12.01.18)
İyi yapıyorsun..
Anti polis tavrı niyeymiş.. lisede 10 metre ileride polisler varken 10 - 15 kişi tarafından dayak yiyerek bi arabanın altına sokulana kadar dövüldükten sonra olay bitene kadar izleyen sonra olay bitip herkes gittikten sonra iyimisin diye yanıma gelen polislerden sonra kimse bana neden böyle demesin.. iyi yapıyorsun kardeşim aynen devam et
0
joker06
(12.01.18)
(3)

windows açılırken çıkan uygulamalar

atcapar
windows 8 kullanıyorum bilgisayarı açınca otomatik olarak 2-3 uygulama karşıma çıkıyor bunu engellemenin bir yolu var mıdır? bilgisayarımın açılışını yavaşlatıyor.
windows 8 kullanıyorum bilgisayarı açınca otomatik olarak 2-3 uygulama karşıma çıkıyor bunu engellemenin bir yolu var mıdır? bilgisayarımın açılışını yavaşlatıyor.
0
atcapar
(11.01.18)
o programın seçenekler kısmına girip bilgisayar açılınca otomatik açılsın kısmındaki tik'i kaldırabilirsiniz.tabi bu dediğiniz programlar torrent vb. gibi programlar ise bu yol işe yarar.
0
high hopes of the sozluk
(11.01.18)
malaesef öyle bir yazı çıkmıyor
0
🌸atcapar
(11.01.18)
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.01.18)
(6)

arif v 216 hakkında bir soru (spoiler)

nothing in my way
filmde 216'nın dünyaya gelişi neden o kadar hızlı geçilmiş? nasıl olsa teaser'den biliyorsunuz deyip özet mi geçmişler anlamadım. çok saçma geldi bana.
filmde 216'nın dünyaya gelişi neden o kadar hızlı geçilmiş? nasıl olsa teaser'den biliyorsunuz deyip özet mi geçmişler anlamadım. çok saçma geldi bana.
0
nothing in my way
(11.01.18)
aynen katılıyorum.
bu filmle gora'nın alakası yoktu abi.
216 bile yeşillik olsun diye öyle geldi. saçmalık.
0
işimdeyim gücümdeyim
(11.01.18)
bir çok uzatılmış/gereksiz sahne yerine bunun içini doldurabilirlerdi katılıyorum. belki o zaman gora ile alakasız bulanlar da daha memnun olurdu.
0
jamiro
(11.01.18)
Hem oyle hem de film icinde baska sahnelerde deginiyordu ama her turlu bombos bi filmdi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.01.18)
çünkü dünyaya geliş amacı filmin sonunda belli oluyor.
0
silah taciri
(11.01.18)
filmin sonunda diyor ya hani ölüyorum falan o yüzden geldim?
0
yuz kiloluk bir zenci
(11.01.18)
robotun pili bitiyomuş işte yav
0
sanquis
(11.01.18)
(19)

Sevgilinin Geçmişi

apolitikherif
Bir insanın eskiden birlikte olduğu insanlar onun karakteri hakkında bilgi verir mi?Sevgilimin benden önce birlikte olduğu kişileri kazara öğrenmiş oldum. Hepsi de gereksiz aptal saptal tipler.Haliyle bi soğuma geldi.Bu normal mi? Bildiğimi bilmiyor. Yüzüne haykırıp rahatlamak istiyorum.
Bir insanın eskiden birlikte olduğu insanlar onun karakteri hakkında bilgi verir mi?
Sevgilimin benden önce birlikte olduğu kişileri kazara öğrenmiş oldum. Hepsi de gereksiz aptal saptal tipler.
Haliyle bi soğuma geldi.
Bu normal mi? Bildiğimi bilmiyor. Yüzüne haykırıp rahatlamak istiyorum.
0
apolitikherif
(11.01.18)
- Bir insanın eskiden birlikte olduğu insanlar onun karakteri hakkında bilgi verir mi?
- Verir elbette. Ama insanlar değişir de.
0
amortisman
(11.01.18)
sen seninleyken nasıl olduğuna bak. verebilir de vermeyebilir de gereksiz kuruntu yapma o yüzden.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.01.18)
bir insanın karakteri eskiden birlikte olduğu insanlarla görülmemeli, karakter ya bu, eski sevgiliye gelene kadar neler var. hem sizin hiç pişman olduğunuz birlikteliğiniz olmadı mı ya da sevgililikten sonra gerçek yüzünü gördüğünüz insanlar girmedi mi hayatınıza?

onun da olmuştur elbet. bence çok acımasız düşünceler bunlar. ilişkiyi yıpratmaktan da öte gitmez. rahatlamak için sevdiğiniz insanı yaralamayın bence.
0
who cares wins
(11.01.18)
People dont change. House.
0
brad pitt
(11.01.18)
Aslında onun karakteri hakkında bilgi vermez. Çünkü sevgi bambaşka bir şeydir, gençlikteki sevgiler ise çok çok bambaşka şeylerdir. Gençlikteki sevgiler yetişkinlerdeki kadar bilinçli ve farkındalıklı olmaz, daha çok içgüdülerin ve egonun ihtiyaçları doğrultusunda oluşuverirler. Sen birine deli gibi âşık olursun ama o meğer dünyanın en sapık en rezil tiplerinden biri çıkar. Birine pek ısınamazsın ama görüp görebileceğin en doğru insandır ve bilmezsin... gibi. O yüzden çok takılma. Bu olay seni deneyen bir konu, sen onunla değil kendinle sınanıyorsun şu anda. Farkında olup doğru noktalarla ilgilenirsen bu işten çok kârlı çıkarsın.
0
yaren
(11.01.18)
Ek: ayrıca @amortisman +1500
0
yaren
(11.01.18)
who cares wins + 1
Ben de aptal saptal tiplerle beraber oldum. Su halimle aptal saptal geliyorlar, eskiden cok anlamli, cok derin geliyorlardi. Ayrica, benim de eski sevgililerim aptal saptal falan diyorlardir bana, insan buyuyor, o zamanlar aptal saptaldim. Kaldi ki goz gore gore, dupeduz yaptigim aptalliklar da oldu. Su anki sevgilim aptal saptal gormedigi surece sorun yok.
0
aychovsky
(11.01.18)
Bazen yaşarken bilemiyorsun, çünkü saf ve salak olabiliyorsun. Yaşadıkça büyüdükçe insanları tanıdıkça nasıl ya nasıl o insana zaman ayırmışım diye kendinden o insandan dahi tiksiniyorsun. İnanın o da pişman ise yaşadığı tiksinti kendine yeter. Velhasıl @who cares wins+
0
mslny
(11.01.18)
insanı olgunlaştıran şeylerin başında, geçmişte yaşadıkları ilişkiler gelir bence. şimdiki kafamla, eski sevgililerimin hiçbiriyle birlikte olmazdım mesela. bu beni salak biri yapmaz, geçmişe göre olgunlaşmış biri yapar. bi taraftan da iyi ki onlarla olmuşum diyorum, gelecekte kime nasıl davranacağım konusundaki düşüncelerimi şekillendirdiler.
0
nice tnetennba
(11.01.18)
acetaminophen +1

Eğer böyle aptal insanlarsa cidden; ya artık aklı başına gelmiş seninle birlikte. Ya da sen de ucundan bucağından o aptal saptal insan grubuns giriyorsun ama haberin yok.

İki türlü de üzülme.
0
canercuxy
(11.01.18)
Eğer kızın geçmişte aptal saptal tercihler yaptığını ve bu tercihlerin kızın kişiliğini oluşturduğunu düşünüyorsan, sende kendini o aptal saptal grubun içinde konumlandırmış oluyorsun otomatikman.
0
gozu acik sevisen yahudi
(11.01.18)
Hiçbir zaman aptal saptal ilişkiler yaşamadım. Geçmiş önemlidir. İnsanı geleceğe taşıyan şeydir.

O yüzden nerde ne yaptığına dikkat edecek insan.

Ama kendini toparladıysa, sorun yok. Bana karşı olan tutumunu gözlerim zaten.
0
MaNOfTheYear
(11.01.18)
kesinlikle bilgi verir. arkadas cevresi bilgi vermiyor mu? sevgili onun daha da otesi. kotucul insanlarla birlikte olmus insanlar da kotucul oluyor. ben bunu deneyimledim. er gec patliyor zaten bir kosesinden.
0
jimicik
(11.01.18)
böyle düşününce geçmişteki ve gelecektekileri de düşünüp asla hiçbir kadına bakmamam gerek, insandır hata yapar diyorum hep (bkz: swh)
0
rakicandir
(11.01.18)
bence kesinlikle bilgi verir. gidip hep arıza tipleri seçmişse onda da bir arıza var demektir. arkadaş çevresi gibi düşün.
0
pamuk helvalar cebe
(11.01.18)
Bir insanın önceden 3 yaşında olması şu anda (atıyorum) 25 yaşında olmadığını göstermediği gibi eskiden olgun olmaması da şu anda olgun olmadığını göstermez. Demem o ki şu anki bazı davranışların arkasındaki bazı açıklamaları görmüyorsan geçmişte kimle birlikte olduğunun da çok bir önemi yok.

Öte yandan:
İnsanlar belli bir yaşa kadar deneyim sahibi oluyorlar böylece bilinç altları sorunlarla, travmalarla doluyor. Sonra çok büyük çoğunluğu bunları fark edip aşmak yerine problemlerinin derinleşmesine sebep olacak bir tavır ve anlayış benimsiyorlar.

Herkesin bir potansiyeli var. Bu potansiyeli gerçekleştirip gerçekleştirmediği kişiye kalmış. Geçmişine bakıp yargılamak veya yargılamamak da sana kalmış.

Bilinç altındaki sorunlar çok ayyuka çıkmış ve kişi bu sorunları çözmekten acizse sadece ayrılsan daha iyi, yüzüne geçmişini haykırmak kimseye bir şey kazandırmaz. Aksine iletişimi zedeler.
0
idexo
(11.01.18)
Kankacim bu soguma bu kiz aptal saptal miknatisi gibiymis yoksa bende mi boyleyim diye dusundugunden mi oldu?

Seninki tesadufen olmus-genelde boyle olmaz-albumu yakalamisin,bak su denyolara demisin,senden sonra bir gun birisi daha o deftere baktiginda o da bak su denyolara aha bu sonuncuda amma tipsizmis diyecek.genel kural bu,kizlardan kendilerinin oncekilerin tamamini fahise diye nitelendiriyorlar.biraz eskiyi ogrenmenin verdigi konforsuzluk gibi bu.rahatsiz etmis.bu yuzdende kalkip kiza haykiricam diyorsun ,o da kalkar he sende oylesin o yuzden seni sectim pikachu der,kalirsin oyle.haykirma yani,olmuyor de ayril.
0
duptıs
(11.01.18)
Cevapları okuyamadım, bir konuşmamızın üstüne denk geldi sevgilimle. o nedenle yazmak istedim.

ben her zaman derim ona, iyi ki eski sevgililerin/arkadaşların olmuş, başından geçenler yaşanmış. olmasaydı şu an sevdiğim adam olamazdın diye. benim için de aynı şey geçerli. o kadar hödüklerle tanışmasaydım, bu adamın kıymetini bilemezdim.

kendisi bana şunu gönderdi biraz önce, maalesef ben de bunu yapıyorum: i.hizliresim.com :D

"sevgilim benim masraflarımı karşılamalı" diyen kızdan ayrılmış tamam da ben olsam bi hesap kitlemeden bırakmazdım mesela :D

not: inanılmaz kıskanç bir insanım. ama eski eskide kalmıştır + ikinci paragrafta söylediklerim hayatın bir gerçeği.
0
pokerface
(11.01.18)
ben de benzer bir şeyler yaşadım soğumadım karlı taraftan evet üzüldüm (mantıksız belki üzülmek ama) ilk zamanlar güven problemi yaşadım falan. yapacak bir şey olmadığı sonucuna vardım ya terkedeceksin ya devam edeceksin. çok seviyorsan görmezden gelmekten sanki hiç duymamış bilmemiş gibi olmaktan başka bir çare gelmiyor benim aklıma. ne yazık ki..geçmişe çözüm yok.
0
iwillsee
(15.01.18)
(7)

PS4 Oyunu Tavsiyesi

gonion
30 yaş üstü bir kadının zevkle oynayabileceğini düşündüğünüz bir PS4 oyunu varsa tavsiyelerinizi almaya geldim. Teşekkürler.
30 yaş üstü bir kadının zevkle oynayabileceğini düşündüğünüz bir PS4 oyunu varsa tavsiyelerinizi almaya geldim. Teşekkürler.
0
gonion
(10.01.18)
30 yaş üstü kadın derken pek oyunlarla arası yoktur "casual" takılmalık oyun arıyoruz demek mi istiyorsunuz? öyleyse little big planet 3.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
Uncharted 4
0
dissendium
(10.01.18)
Journey
0
eazy
(10.01.18)
shadow of war.
iki adam keser kafanı boşaltırsın.
0
rhan
(10.01.18)
Tomb raider son çıkanı
0
nodrama
(10.01.18)
journey +1 ama kısa bir oyun tecrübesi. bunun yanında laser disco defenders gibi oyunlar hoşuna gidebilir.
0
Apocalypse
(10.01.18)
Cevaplar için teşekkürler. Merak eden olduysa kendim için değil eşim için sormuştum. Sevgiler.
0
🌸gonion
(11.01.18)
(2)

Bu şarkının 35. Saniyesi hangi eski şarkıya benziyor?

shenergy
https://g.co/kgs/1Wa1bmSoldurduğun çiçekleriYeniden açtırdım önüme baka bakaNeye yarar şimdi pişmanlıkÇare yoktur ne yazık ki geç kalınmışlıklaraBu bölümün söyleniş şekli eski bir şarkıya aşırı benziyor ama çıkaramadım. Belki siz çıkarırsınız.
g.co

Soldurduğun çiçekleri
Yeniden açtırdım önüme baka baka
Neye yarar şimdi pişmanlık
Çare yoktur ne yazık ki geç kalınmışlıklara

Bu bölümün söyleniş şekli eski bir şarkıya aşırı benziyor ama çıkaramadım.

Belki siz çıkarırsınız.
0
shenergy
(10.01.18)
www.youtube.com olabilir mi?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
I ıh =/
0
🌸shenergy
(10.01.18)
(11)

avokado ile ne yapılır

pushing up the daisies
merhaba, avokadonun tadını sevemiyorum bir türlü. diyete sağlıklı sebzeler eklemek istiyorum aslında eskiden karnabaharla kerevizi de sevmezdim, değişik tariflerle sevmeye başaldım. avokado ile ne yapabilirim? bir keresbde arkadaşım domates ve biberleri minik minik doğrayıp avokadoyu ezip limon ve z
merhaba, avokadonun tadını sevemiyorum bir türlü. diyete sağlıklı sebzeler eklemek istiyorum aslında eskiden karnabaharla kerevizi de sevmezdim, değişik tariflerle sevmeye başaldım. avokado ile ne yapabilirim? bir keresbde arkadaşım domates ve biberleri minik minik doğrayıp avokadoyu ezip limon ve zeytinyağı dökerek servis etmişti, o fena değildi aklıma gelen. başka ne yapılır,?
0
pushing up the daisies
(10.01.18)
yaptığın salatalara minik minik doğrayarak ekleyebilirsin. mevsim salatalarında güzel olur, sirke narekşisi limonla vs çok tadını anlamazsın.

diyet dediğin için, avokadoyu rendeleyip hindiztan cevizi, muz ve balla karıştır tarifi mantıklı değil.
0
burty
(10.01.18)
arkadaşının yaptığı şeyi makarnayla karıştırınca çok güzel oluyor. hatta ben biraz soğan sarımsak fesleğen de ekliyorum buna.

ama diyet demişsin. bilemedim diyette makarna oluyor mu :) belki kepekli makarna?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(10.01.18)
avokadonun olgunlaşmış olması önemli öncelikle.

benim en sevdiğim tarif iyice olgunlaşmış yumuşak bir avokado ile bir olgun muzu biraz kakao ile blenderda çekiyorsunuz ve puding kıvamında harika bir şey çıkıyor ortaya.

yine sabah kahvaltılarında yumusak bir beyaz peynir ile ezip -azıcık dereotu ile de karıştırabilirsiniz, damak zevkinize kalmış- sade ya da ekmeğin üstüne sürüp üstüne biraz çörek otu serpiştirebilirsiniz.

salatalarınıza ekleyebilirsiniz.

bir lavaşın içine dilimleyip yumurtayla bir dürüm yapabilirsiniz.

ben eskiden yiyemezdim tadından dolayı, şimdi pahalı olduğundan arada kendimi ödüllendirmek için yiyorum.
0
ruh i tibbiye
(10.01.18)
Ben tatlı olarak yemiyorum avokadoyu, hatta fikri bile korkunç geldi açıkçası.

Sarımsak, limon, birazcık tuz, domates ve canım ne isterse ekleyip rondoda parçalı olacak şekilde karıştırıyorum. Sonra misal kızarmış ekmekle, veya herhangi bir tür salataya ekleyerek, bazen de sadece limon ve salatalıkla birlikte yiyorum.
0
sopiro
(10.01.18)
sırf faydası için yiyeceksen kaşıkla gitsin burnunu kapatıp. uğraştığın zahmete değmez elde edeceğin şeyin lezzeti.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
Olgunlaşmış avokadoyu ezip sarımsak, parmesan ve cevizle karıştırıp makarna sosu yapıyorum ben. Kafama göre baharat da ekliyorum tabii.
0
ms brownstone
(10.01.18)
Çok güzel puding oluyor; 1 muz ve yarım olgun avokadoyu kakao ile karıştırın tadına bayılacaksınız
0
neferkitty
(10.01.18)
Aynı şekilde yarım avokado + cennet /trabzon hurması + kakao karışımı da olur.
0
neferkitty
(10.01.18)
Beyaz peynirle ezip içine sarımsak ve zeytinyağı koyuyorum.
0
bego
(10.01.18)
En güzelini söylüyorum: kahvaltıda bal ve avakodo. Çok az bal alıp avakadoya sürüp hüpletiyorsun, muazzam tat. tabi diyette olur mu bilmem ancak zaten bal miktarı yüksek değil.
0
kojonotsuki
(10.01.18)
Ortadan ikiye bölüp çekirdeğini çıkarınca oluşan boşluğa yumurta kırıp fırına verince de çok güzel oluyor. Yumurta pişince çıkartıp üzerine karabiber ve zeytinyağı da gezdirilebilinir
0
buraya yalniz uyanmak icin geldim
(10.01.18)
(7)

Gece kalorifer söndürülüyor apartmanda

ya ben lan neyse
gayet aile apartmanı. öğrenci olsa diyecem ki "öğrenciye eziyet ediyorlar ipneler."eskişehir merkezdeyim. soğuk da oluyor geceleri. saat 00.00 - 06.00 arası tamamen kapalı kaloriferler. merkezi ısıtmalı-doğalgaz.sizde de böyle mi?
gayet aile apartmanı. öğrenci olsa diyecem ki "öğrenciye eziyet ediyorlar ipneler."

eskişehir merkezdeyim. soğuk da oluyor geceleri. saat 00.00 - 06.00 arası tamamen kapalı kaloriferler. merkezi ısıtmalı-doğalgaz.

sizde de böyle mi?
0
ya ben lan neyse
(10.01.18)
aşırı soğuk olmadığı sürece tüm apartmanlarda böyledir
0
orpheus
(10.01.18)
şahsen ben eve 6 gibi geliyorum. 1-2 saat yakıyorum sonra kapatıyorum kombiyi. tüm gece yetiyor. (istanbul) kara kış olduğu zamanlarda da aynı. en fazla tüm akşam yanar gece kapatırım sabah açarım. evde misafir varsa gece açık bırakıyorum sadece.
0
washe
(10.01.18)
bizde cayır cayır yanıyor.yakmayın bu kadar diyoruz dinlemiyolar. sonrada 1000 tl ek yakıt bedeli istiyolar
0
killerbee
(10.01.18)
Her yerde aynı şekilde değil tabi ki. Arkadaşın evi de merkezi doğal gaz ve gece bile sıcaktan delirip donla geziyoruz evde, adamlar 7-24 çalıştırıyor aparmanın ısıtmasını. Muhtemelen apartman yönetiminin aldığı veya apartman toplantısında alınan kararlardan birisidir. Yöneticinizle konuşun derim.
0
rakunzelll
(10.01.18)
24 saat aynıdır ama asla hamam gibi olmaz içerisi. İdeal sıcaklıkta tutulur. Zaten elektrikle çalışıyor gazla değil. Faturaya da yansımıyor. Düz sabit kira her ay.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.01.18)
valla bence haline şükret. bizim apartmanda da bi biz fakiriz market poşetinde çöp atan göremezsin ama ona rağmen kalorifer akşam 10-11 gibi sönüyor sabah da en erken 7.30 gibi yanıyor! 7.30 lan, bir sürü insan 6-7 arası kalkıp hazırlanıp işine gücüne gidiyor kimse şikayet etmiyor mu anlamıyorum. 1 dairenin verdiği aidat ile 3 ev ısınır bir kış boyu. yani bence çok da garip değil o yüzden.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.18)
kaldığım askeri lojmanlarda, askeriyede kışla içinde, italya'da erasmus'ta kaldığım apartmanda hep böyleydi.
0
rain when i die
(10.01.18)
(7)

sorunlu aileler ve çocukları..

mehmed resad
hani bazı aileler, anneler babalar vardır.çocuğuna vatan haini (uygun bi sıfat bulamadım tam?!) gibi davranır, ağzına sıçar, sevgi göstermez, araları iyi değildir, çocuk da ona bunun üzerine çok annecim babacım moduna girmez, giremez.fakat yine de çocuk okutulur, kıyafet bilmem ne alınır.. yani imka
hani bazı aileler, anneler babalar vardır.

çocuğuna vatan haini (uygun bi sıfat bulamadım tam?!) gibi davranır, ağzına sıçar, sevgi göstermez, araları iyi değildir, çocuk da ona bunun üzerine çok annecim babacım moduna girmez, giremez.

fakat yine de çocuk okutulur, kıyafet bilmem ne alınır.. yani imkanlar yine çocuk için seferber edilir. neden?! bir zorunluluk hissi mi, vicdan mı yoksa seviyor ama gösteremiyor durumu mu?
0
mehmed resad
(09.01.18)
Çünkü senden sorumlu. Sevmese bile sorumlu. Bakmak (buna eğitim de dahil) zorunda. ki bence sorun yanlış.

Soru şu olmalı "bakacak kadar sorumluluk duygusu olan ebeveyn niçin çocuğuna yeteri kadar sevgi veremez"
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(09.01.18)
üreme zorunluluğu. çocuk olmazsa olmaz mantığı. böyle olunca da çocukları zorla büyütüyorlar.
0
xvyz
(09.01.18)
çevre baskısı. ben iyi babayım, anneyim imajını çevreye vermek istiyorlar ya da vermek zorunda hissediyorlar en kolay ve mecburi yolu da bu tür harcamaları yapmak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.01.18)
Aha benim ailem. Elalem ne der. Ele gune rezil olmayalim. Cocuklarina bakmiyor demesinler. Bizde ki cevabi.
0
durgunfoton
(09.01.18)
Dışarda hayat zor kendini savunmayı evde öğrensin diyen de var, elalem ne der diyen de, sevgi gösterilmez biz öyle gördük diyen de, üzerinde hiç düşünmeden çevresinden gördüğünü yapan da, eşine, kayınvalidesine, parasızlığa vb kızıp öfkesini gücü yettiğinden çıkaran da..
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.01.18)
Bazısının sevgi anlayışı biz şimdiki zamandan ötürü anlayamasak da inanın imkânlarını çocukları için seferber etmektir. Ben bazen aile büyüklerine sorarım ve aldığım cevap biz sevgi görmedik ki gösterelim, nasıl göstereceğimizi bilmiyoruz, bişey eksik etmiyoruz daha ne yapalım diyorlar. Yapamayacaklarını, insanların değişemeyeceğini bilmeme rağmen o zaman bilmiyordunuz ama şimdi biliyorsunuz diyorum.
0
mslny
(09.01.18)
Yaslaninca bana baksin, soyumu surdursun kafasi. Kendinde nefret ettigini cocukta gormece ayni zamanda kendini gordugu icin “bana imkan verilseydi olurdum” diye de imkan sunmak ve beklentiye girmek. Beklenti karsilanmayinca bari bi seye yarari olsun diye bu sefer torun beklemek, torundan da ayni seyleri istemek. Kisir donguye girmek, herkesin hayatina sicmak.

Diye dusunuyorum.
0
beriberi
(10.01.18)
(4)

Koltuk önerisi

nıç
Ikea'daki şu iki modeli beğeniyorum. kullanan memnun olan/olmayan var mı?Bunlara alternatif var mı ya da önereceğiniz? Yine bu fiyatlara.https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/oturma-odalari/kanepeler/kumas-kanepeler/99033803/stocksund-3lu-kanepe.aspxhttps://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/oturma-odala
Ikea'daki şu iki modeli beğeniyorum. kullanan memnun olan/olmayan var mı?

Bunlara alternatif var mı ya da önereceğiniz? Yine bu fiyatlara.

www.ikea.com.tr

www.ikea.com.tr
0
nıç
(09.01.18)
yerinde gidip gördünüz mü çunkü gerçekten aşırı alçak bu koltuklar
0
eja
(09.01.18)
ikea'dan mobilya alınmaz. yani alınır da böyle sık kullanılan şeyler alınmaz. çok olay perti çekiyorlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.01.18)
İlk linkteki aşırı rahat. İnsan oturunca kalkmak istemiyor. Yalnız biraz yumuşak olduğu için bel ağrıtabilir. Çok rahat olduğunu söylemiş miydim?

İkinci linkteki gibi koltukları sevmediğimden hiç kullanmadım. Bi şey diyemeyecem.
0
yemrem
(09.01.18)
söderhamn köşe koltuk var bizde. 2.5 yıldır kullanıyoruz, bir sorunumuz yok şimdilik. çok rahat, insan kalkmak istemiyor. yayılmalı çok, dik oturmak pek mümkün değil. büyükler pek sevmiyor genelde bu yüzden, yayılmalı oturma onlara garip geliyor. yalnız minderler falan çok olduğu için çok dağılıyor, arada düzeltmek gerekiyor düzgün görünmesi için.
0
lemmiwinks
(10.01.18)
(14)

Hangi kredi kartını kullanıyorsunuz?

aliza
Ve memnuniyet dereceniz 10 üzerinden kaç:)
Ve memnuniyet dereceniz 10 üzerinden kaç:)
0
aliza
(09.01.18)
Axess 5/10
0
femme vitale
(09.01.18)
bonus 7/10
0
sutlu nescafe
(09.01.18)
işbankası 9/10
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.01.18)
Gold World, World, Adios.

Memnuniyet derecem yok. Hiçbirinin bir faydasını göremedim henüz. Önceden maximum kullanırdım. Onun da bunlardan bir farkı yoktu.

Belki limit konusunda konuşulabilir. Gold World o konuda gayet iyi ama limit size ve isteğinize göre şekillenebiliyor.

Alınıcaksa yıllık ücrete bakılabilir bir ihtimal. Ha ben onuda ödemediğimden aynı geliyor olabilir bana.
0
baldan kaymak
(09.01.18)
Maximiles birkaç aydır kullanıyorum. Maaş hesabı oldugu için aidat yok o yüzden memnunum.
0
curukturpkokusu
(09.01.18)
garanti kullanıyordum kapattırdım. enpara kredi kartı çıkarttım bir tane. zaten kullanmıyorum bazen lazım oluyor o yüzden bulunduruyorum.
0
veritaslibertas
(09.01.18)
Wings'den memnunum
Axess gold var bir de ama sırf bana aidatsız diye kullandığım bir kart. Normalde 122 lira aidatı var kullanmaya değecek bir kart değil
0
mutlusismankedi2015
(09.01.18)
axess
miles&smiles
cepteteb
denizbonus

hangisinde kampanya olursa onu kullanıyorum. m&s hariç aidat ödemedik daha çok şükür.
0
spirit crusher
(09.01.18)
alisveris icin
işbank maximum
garanti bonus
ing bonus

akaryakit icin teb total

axess ve amexim de vardi neredeyse hic kullanmadigim icin kapattim.

bir tane de peder bey in paraf i var 24k limitli bazen lazim oluyor. arada kullaniyorum.

tek bir tanesjni tercih etmem gerekse maximum u secerdim sanirim.
0
battal gemalmaz
(09.01.18)
aktif ileti şerefsizleri getirirse; enpara.
0
format c
(09.01.18)
enpara
Not: başka bir bankada çalışıyorum :)
10/10
0
rastinon
(09.01.18)
eskiden garanti 3/10

artık enpara 10/10
0
haydudd
(10.01.18)
Cepteteb 8/10
Maximiles 7/10
Axess/Wings 6/10
Vakıf World 5/10
0
kumulatifvergimatrahi
(10.01.18)
cebteb-8/10
0
teyzem teyfik
(10.01.18)
(5)

türkçe'ye benzeyen Rus soyadlari

yarey
Allakhverdiyeva (Allahverdi)BarishevaAslanovRuslarin bu soyisimleri nereden gelmektedir?Tarihle pek aram yok da...
Allakhverdiyeva (Allahverdi)
Barisheva
Aslanov

Ruslarin bu soyisimleri nereden gelmektedir?
Tarihle pek aram yok da...
0
yarey
(08.01.18)
türk kökenlidir o kişiler.
0
ya ben lan neyse
(08.01.18)
rusya federasyonu vatandaşı ama rus değil bir kısmı. tatar, başkurt vs vs.
rus olanlar da karışmışlar işte.
0
cedex
(08.01.18)
türki cumhuriyetlerin vatandaşları oluyor onlar genelde. kazakistan, özbekistan, azerbaycan vs. sovyetler zamanında olmuştur muhtemelen.
0
austra
(08.01.18)
akbar butaev diye biri var mesela tip zaten hiç rus gibi değil kesin rus kökenli değildir. kültür çeşitliliğidir yani dendiği gibi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
Çerkes Çeçen tatar vs soyu oralardan geliyor olmalı
0
maytalak
(08.01.18)
(3)

Bir inanç ismi

Erensq06
Merhabalar, arkadaşlar böyle bir inanç var mı da bilmiyorum. Bir sohbette tanıdığım biri; uzaylıların deneyi olduğumuza vs vs İnananlar var o inancın adı **** demişti. Hatta Tom Hanks da bu inanca mensup demişti nedir o inancın ismi ?
Merhabalar, arkadaşlar böyle bir inanç var mı da bilmiyorum. Bir sohbette tanıdığım biri; uzaylıların deneyi olduğumuza vs vs İnananlar var o inancın adı **** demişti. Hatta Tom Hanks da bu inanca mensup demişti nedir o inancın ismi ?
0
Erensq06
(08.01.18)
din scientology adam da tom cruise olmasın?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
Tom cruise o dediğiniz kişi
0
neysene
(08.01.18)
İnancın adını bilmiyorum ama "Antik Uzaylılar" diye bir belgeselde geçiyor. Tamamını izleyemedim biraz komik gelmişti :)
0
kismisolungac
(08.01.18)
(10)

Bir matematik sorusu

neysene
Çözümü nasıldır, cevabı nedir?https://i.hizliresim.com/m2lBW1.jpg
Çözümü nasıldır, cevabı nedir?

i.hizliresim.com
0
neysene
(08.01.18)
Cevap 5, hesap makinesiyle sadeleştirip buldumfakat hesap makinelik bir soru, kısa bir çözümü var mı, 2 sadeleştirmede çıkab
0
🌸neysene
(08.01.18)
illa ki vardır(herhalde) düzgün bir çözümü ama sınavda onunla uğraşılmaz. direkt şıklardan gitmek en mantıklısı böyle sorularda. 1-2 dakika alır en fazla.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
Öğrenci 8, tam 13

Şıklardan gidersen git 1 dakikada çözersin.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(08.01.18)
ben de şıklardan gidip 5 buldum, öyle daha kolay. yazdığın denklemde alt satırdan üstü çıkarıp elimize gelen yeni denklemde t yerine ö'lü ifade yazıp x yerine seçenekleri koyup 36 ile tam bölüneni bulabilirsin. bu duruma bi tek 5 uyuyor.

23ö+13t = 353
23ö + 13(ö + x) = 353
36ö + 13x = 353
0
tepedeki psychedelic adam
(08.01.18)
İki bilinmeyenli iki denklem var elinde.

27o + 22t = 502
50o + 35t = 855

Buradan istediğin değişkeni çekip hesap yapabilirsin.

(502 - 22t) / 27 = (855 - 35t) / 50

t = 13 o = 8 çıkıyor.
0
cakabo
(08.01.18)
@cakabo, evet öyle buldum ama işlem yapmaya kalkınca angarya bir hesap çıkıyor
0
🌸neysene
(08.01.18)
@tepedeki
Sanırım 50ö + 35(ö+x) = 855 denkleminden
85ö + 35x = 855 ten cevabın tam bölünebilme kuralına göre 5i seçmek daha basit bir düşünüş olur.
0
🌸neysene
(08.01.18)
ahah evet ben hızlıca baktığım içn hemen sayıları birbirinden çıkarıp küçülteyim diye düşünmüştüm ama dediğin daha basit tabii doğru.
0
tepedeki psychedelic adam
(08.01.18)
Dgs?
0
brad pitt
(08.01.18)
Kpss murat yayınları deneme sunavından
0
🌸neysene
(08.01.18)
(4)

supplementler neden internette daha ucuz?

straight from the heart
Merhabalar,omega-3 üzerinden örnek vermek istiyorum. ocean plus omega-3 eczanede 78 tl'ye satılıyor. aynı ürün internette yaklaşık 35-45 tl civarında bulunabiliyor. mesela hepsiburada da 44 tl. http://www.hepsiburada.com/ocean-plus-1200-mg-saf-balik-yagi-50-kapsul-p-SPORETMAR06HB0035bugün ezcanede i
Merhabalar,

omega-3 üzerinden örnek vermek istiyorum. ocean plus omega-3 eczanede 78 tl'ye satılıyor. aynı ürün internette yaklaşık 35-45 tl civarında bulunabiliyor. mesela hepsiburada da 44 tl.

www.hepsiburada.com

bugün ezcanede internette yarı fiyatına olduğunu söyledim. eczacı bana internette satılanlara güvenilmeyeceğini ve içinde cıva, ayakkabı boyası, saman gibi maddeler olabileceği söyledi.

eczacı kendisinden almam için mi böyle dedi bilmiyorum. bu konuda bir bilgisi ya da yorumu olan var mı? siz nereden alıyorsunuz supplementlerinizi?

teşekkürler.
0
straight from the heart
(08.01.18)
Ucuz olanın son kullanma tarihi yaklaşmıştır ondan ucuza gidiyordur, eczacı abartmış biraz.
0
angelus
(08.01.18)
Vitamin vs takviye gıda da kar oranı çok fazla. Aynı ürün yurtdışında komik ücretlerde satılıyor. Koenzim Q10 tr 30 tablet 60-70 TL en uygunu. Yurtdışında 120 tableti 16 dolar aradaki fark bu işte. Fiyat ülkemizde çok oynuyor. Eczane en az % 20 fazlaya veriyor. Hiç eczaneden vitamin vs almam güvenilir satıcıdan alırım. Aynı ürün başka sitelerde bile fark ediyor. Son kullanım tarihini sorun alın.
0
Fritz-X
(08.01.18)
Eczaneler turkiye onayli vitamini satmak zorunda, o saticilar yurtdisindan getirdigi ayni markayi satabilir.
Tr onayli olunca fiyat artiyor.
E eczacinin baska masrafi da var, o saticinin masrafi kargo.
depolar da eczaciya pahali satiyor vs vs.
0
kuehles blondes
(08.01.18)
pek çok insanda "internetten alınmaz böyle şeyler güvenilir değil sahte falan olur şimdi" algısı var veya genel olarak internet alışverişine mesafeliler o yüzden de direkt eczaneye gidip alan çok insan var hal böyle olunca da neden fiyatları düşük tutsunlar ki?

tabii yukarıda söylenen diğer şeylere ek olarak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
(6)

spora karar verememe

baris daima
Selam,Ben kilo verme amaçlı spor yapmak istiyorum. Aklıma takılan bir husus var onu sormak istiyorum.Öncelikle spor salonuna gidecek şansım yok onun için ekipmansız evde çalışacağım.Spor için iki farklı program var hangisini uygulayayım bilmiyorum.1) nike traning club'taki hazır programlardan başlan
Selam,

Ben kilo verme amaçlı spor yapmak istiyorum. Aklıma takılan bir husus var onu sormak istiyorum.

Öncelikle spor salonuna gidecek şansım yok onun için ekipmansız evde çalışacağım.

Spor için iki farklı program var hangisini uygulayayım bilmiyorum.

1) nike traning club'taki hazır programlardan başlangıç seviyesiyle başlayıp ilerlemek (haftada 4 gun içinde koşu da içeren program yapabiliyor)

2) ‎5k runner koşu programıyla birlikte 100 şınav, squat vb temel hareketleri yaptırmayı hedefleyen bir program mı? ( Koşu 3 gun + temel hareketler 3 gun toplam 6 gun gibi) (5k runner haftada 3 gun ile 8 haftada 5km koşturmayı hedefliyor)

3) ‎İki dedim ama şu şekilde de kombin edebiliriz: 5k runner ile nike traning mi yapayım

Yardım edin dostlar karar veremedim.

Peşin edit : beslenme işin önemli kısmı biliyorum, spor kısmına karar veremiyorum.

Peşin edit 2 : boy 180, kilo 95, yaş 30 er kişiyim.

Peşin edit 3 : ekipman alamam şu an ve spor salonuna maalesef gidemem. Sadece dechatlon'dan aldığım 7liralık mat var.

Teşekkürler.
0
baris daima
(08.01.18)
Ben 2 numara diyorum. Salonda calisamiyorum cok sikiliyorum, indir kaldir. Kosu bana daha iyi geliyor. Haftada 3 gun 7-8 km kadar kosuyorum 1 saat suruyor, hem pratik hem strese vs iyi geliyor.
0
dougsampson
(08.01.18)
programlarin icinde yoksa ip atlamayi ilave edin. 1-2-3 yorumum yok.
0
jimicik
(08.01.18)
İlk defa yapacaksan eğer bunların hiçbirini yapma, 95 kiloyla ne yapsan kendine zarar verirsin. Senin yapacağın şey uzun uzun yürümek. Sen bu kiloyla koşmaya kalksan, ki zaten koşamazsın da, diyelim ki koştun, 2 hafta sonra "Ya benim dizlerim çok ağrıyor" demeye başlarsın, çünkü ağrır. Zira dizlerin bu kadar yükün oluşturacağı basınca dayanamaz bu aşamada, kaldı ki bu stresi soğuracak kas kütlenin de düşük olduğunu tahmin ediyorum, o nedenle bu işlere direkt koşudan vs. başlama, uzun uzun yürü, eklem sağlığın için en hayırlısı bu.
0
angelus
(08.01.18)
Yanlış hatırlamıyorsam Nike'ın başlangıç programı koş-yürü yaptırıyordu. Öyle çok zorlamayacak bir şeyse, 3 diyorum kombin.
Ama öncesinde 1-2 hafta hafif egzersiz yap derim kendini alıştırmak için. Diğer türlü asıl programa başladığın ilk günden kas ağrıları yaşayabilirsin ve diğer günler aksayabilir o yüzden.
0
peggy
(08.01.18)
Fav. Beraber koşalım mı kanka. Bostancı tarafındayım.
0
brad pitt
(08.01.18)
dizlerinin üzerinde şınav çek çok zorlamadan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
(8)

aylık mutfak masrafı

who cares wins
selamlar. aylık mutfak masraflarınızı merak ediyorum. biz iki kişiyiz, eşim çok yer ve abur cubura düşkündür. bim, a101 ve migrostan alışveriş yaparız. meyve sebzeyi başka bir mağazadan alıyoruz manavdan ucuz pazardan pahalı. 600-700 gidiyor galiba detaylı hesap yapmadım ama. çok mu?
selamlar. aylık mutfak masraflarınızı merak ediyorum. biz iki kişiyiz, eşim çok yer ve abur cubura düşkündür. bim, a101 ve migrostan alışveriş yaparız. meyve sebzeyi başka bir mağazadan alıyoruz manavdan ucuz pazardan pahalı. 600-700 gidiyor galiba detaylı hesap yapmadım ama. çok mu?
0
who cares wins
(07.01.18)
gayet normal hatta iyi bile.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
600 lira günde 20 lira yapar. Harika bence o paraya mutfak parasını halledebiliyorsanız.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(07.01.18)
biz de iki kişiyiz, aşağı yukarı aynı yerlerden alışveriş yapıyoruz. toplam gider de aynı diyebilirim.
0
kumulatifvergimatrahi
(07.01.18)
İki kişi o para bence gayet iyi
0
elorelia
(07.01.18)
biz 2 kisi, ayda 350-400 civarinda kaliyoruz genelde, 600-700 bence cok.
her hafta pazara gidiyoruz balik arti sebze meyve aliyoruz, her hafta tavuk veya et ve balik mutlaka pisiyor.
1 kilo kiyma aliyoruz minik paketlere boluyorum buzluktan cikarip kullaniyorum lazim oldukca, makarna, bulgur vs de pisiriyoruz, paketli olduklari icin sik alinmiyorlar.
ihtiyac oldukca yiyecegimiz kadar alip hicbir seyi ziyan etmiyoruz. abur cubur eve hic girmiyor.
0
ozgur bir kusun hatirati
(07.01.18)
bence daha fazladır, abur cubur varsa. abu cuburu keserseniz daha düşük olur.
ben bekar evinde yaşıyorum 100 - 150 ancak oluyor. öğle akşam yemeği çok nadir zaten, sadece kahvaltılık. bir o kadar ev arkadaşım harcıyor.
0
dahinnotha
(08.01.18)
Deterjan gibi ihtiyaçlar hariç, gidiyor bizim de o kadar iki kişi. 3 parça şey alsak 50 lira tutuyor zaten, iki kişi bu pahalılıkla 400 liraya nasıl doysun ayda anlamadım.
0
gmzo
(08.01.18)
ben 2 yetişkin ve bir çocuk için ayda 600 liralık market harcaması yapıyorum. sizinki biraz fazla gibi.

rakam alkol hariç.
0
babilbaligi
(08.01.18)
(7)

Yürüyüş yaparken

fatih terim akti
Tempomuzu arttıracak, bizi bir an için yürüdüğümüz yerden uzaklaştıracak şarkı önerilerinize talibim.Not: Thrash metal hariç.
Tempomuzu arttıracak, bizi bir an için yürüdüğümüz yerden uzaklaştıracak şarkı önerilerinize talibim.

Not: Thrash metal hariç.
0
fatih terim akti
(07.01.18)
Amaranta ursula
(07.01.18)
jamiroquai kesinlikle tavsiye ederim.

bu arada thrash metal :)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
simderun
(07.01.18)
funkytown- lipps Inc
caravan palace - wonderland
michael jackson,janet jackson - scream
james brown - get up (i feel like being a) sex machine
abba - gimme! gimme! gimme! (a man after midnight)
the jacksons- can you feel it
foster the people - call it what you want
rage against the machine - calm like a bomb
kasabian - bumblebeee
house of pain - jump around
usher - omg
cyress hill - insane in the brain
kanye west - stronger
n.w.a. - 100 miles and runnin

farklı türlerden birkaçı
0
sporty
(07.01.18)
Survivor - Eye of The Tiger
www.youtube.com
Duran Duran - Come Undone
www.youtube.com
Bonomo - Noctuary
www.youtube.com
güzel bi suffle dans müziği
www.youtube.com
Juanes- A Dios Le Pido
www.youtube.com
Sting - Send Your Love
www.youtube.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.18)
Till i collapse
0
renegade
(08.01.18)
Kendrick Lamar- DAMN albümü efendim
0
entel dantel seyleri seven kiz
(08.01.18)
(24)

bu abur cubur firmaları neden bu kadar şerefsiz?!

mehmed resad
çok sinirliyim ya piyasada ne kadar güzel bisküvi, gofret, çikolata varsa kaldırdı bu şerefsizler.. eskiden efsane olan ne kadar şey varsa şimdi çoğu piyasada ya yok ya da var olanların tatları bok gibi..evet!! bi de bu var.. bundan bi 10 yıl önce hepsi insanın canını çektiren cinsten şeylerdi.. şim
çok sinirliyim

ya piyasada ne kadar güzel bisküvi, gofret, çikolata varsa kaldırdı bu şerefsizler.. eskiden efsane olan ne kadar şey varsa şimdi çoğu piyasada ya yok ya da var olanların tatları bok gibi..

evet!! bi de bu var.. bundan bi 10 yıl önce hepsi insanın canını çektiren cinsten şeylerdi.. şimdi ne gofrette, ne bisküvide tat falan kalmadı ya?! neden hepsi bok gibi oldu bunların? neden tatlarıyla oynadılar?! tamam, enflasyon bilmem ne geliyor, 1 lira olmasın 2 lira olsun ama tadı güzel olsun, aynı kalsaydı ya.

hayır bi de yetmezmiş gibi zaga gibi aptal aptal ürünler sürüyorlar piyasaya. tuzlu mısırla çikolata karıştırmak nedir ya?!

allah hepsinin belasını versin sözlük.

edit: ayrıca tadı hala aynı dediğiniz şeyler varsa ve yazarsanız çok mutlu olurum. benim tadı hala aynı gibi dediğim vişneli brownie.

en çok özlediğim de eti sticks nane şekerli. allahın belası şerefsizler bundan ne istedi acaba çok merak ediyorum.
0
mehmed resad
(07.01.18)
Doğal şeker yerine rafine şeker kullanıyorlar. Kinder Bueno alıyorum. O da 2,75 TL. Bisküvi almıyorum artık. Güzel değil hiçbiri. Kremalı bisküvi yok piyasada. Kurabiye gibi bisküvi üretiyorlar. Kuru kuru yenmiyor. Olala sufle kek alıyorum bir de. Başka da bir şey yok.
0
dissendium
(07.01.18)
sanırım şu mısır şurubu denen şey epey etkiledi tadını. tüm abur cuburlar deli gibi şekerli.
0
jamiro
(07.01.18)
eti cin, çokomel ve eti puff, bunların dışında sevdiğim bişey kalmadı ne yazık ki

ha bir de 40 yılda bir canımın çektiği negro var.

düşün bak bu kadar monosogdyum glutamat basmalarına rağmen hala beğenmiyorsak kim bilir nasıl rezil şeyler aslında.
0
killerbee
(07.01.18)
geçen gün sorulmuştu benzeri bir soru. tatmin edici yanıtlar vardı. arayabilirsiniz.

yağ çok önemli. kalitesiz yağ kullanıyorlar. o kadar ki, katkı maddeleri ve yapay tatlandırıcılar koymasalar o yağla yapılan -şey- yenmeyecek kadar kötü gelecek damak tadımıza.

ekonomik sebepler ve kalitesiz malzeme kullanımı bu sonucu doğurdu.
0
dahinnotha
(07.01.18)
Cappuccino aromalı brownie vardı kaldırılalı yıllar oldu. Oysa çok da lezzetliydi yar etmediler bize.
0
burka
(07.01.18)
Eski ürünlerin kaybolması bir yana, mevcut ürünler de anormal bozuldu. Tadını net bildiğim ürünler dahi artık rezil edilmiş durumda. Her şeye aşırı derecede şeker basıyorlar artık. Şekeri seven insanı bile tiksindirecek boyutta. Çikolata alıyorsun, şeker ısırıyormuşcasına tada sahip.

Yine bir diğer taraftan bu ürünlerin boyutlarını da küçültüyorlar çaktırmadan. Bu da demek ki olay büyük ölçüde ekonomik bir sıkıntıdan kaynaklı.
0
skooma
(07.01.18)
açıkçası çok da iyi yaptılar çok da güzel yaptılar. tatları mahvolmasaydı hala aklım kayacaktı bu tarz ürünlere. ben olumlu yanından bakmaya çalışıyorum. geçen rulokat özlemiyle yanıp tutuştum, aldığım paketi bitiremeden çöpe attım resmen.

gerçi bunların kötüleşmesiyle ters orantılı olarak mahalle pastanelerinde falan bile baya yenilebilir tatlı ürünleri yapılmaya başlandı ve tatlı çeşitleri inanılmaz arttı. eskiden bi tavuk göğsü bi profiterol yallah idi durum, şimdi öyle mi ya. /: pastanelere dadanıyorum ben artık bu durumda. sen de boşver bisküvi falan, dark side'a geç.
0
treamorg
(07.01.18)
@burka, aynısı mıdır bilmiyorum ama kahveli brownie intense var 10lu pakette.
0
🌸mehmed resad
(07.01.18)
şu kurabiye kalktı gitti piyasadan, daha bunda nasıl iyi niyet aranır.

aytaslarmesrubat.com.tr

böyle leziz bir kurabiyenin tutulmaması ihtimali var mı? daha ucuza getirmeyi deneyip aynı tadı elde edemeyince piyasadan çekiyorlar, başka ihtimali yok. aynı tadı geçtim "meeh yerler ya bunu" bile diyemiyorlar düşün artık. kalanlar da bu meeh'ler işte.
0
kaichi
(07.01.18)
Müsadenle duyuruna ortakçı çıkacağım. Eski lezzetler yok gerçekten. Piknik diye bir bisküvi vardı 25 kuruş falandı o bile acayip lezzetliydi. Yok artık.
Uzun süredir snickers yemiyordum belki 3 sene olmuştur. Geçen canım çekti bir tane aldım. Leş gibi şekerli geldi tadı. Ben yemeye yemeye bana mı ağır geldi yoksa değşti mi tadı?
0
ismira007
(07.01.18)
bi öneride bulunayım o zaman.

'bolçi' bulursanız bi yerde, dinlenme tesislerinde oluyormuş, müthiş bi şey. ben markette fıstıklı çikolata istesem damak alıyorum mecburen ama bolçi varken damak'ın çok da adı geçmez gibi.. 10 lira falan bi kare çikolatası ama tadı muhteşem.

@ismira007, snickers da gerçekten değişmiş. geçen ben de twix aldım gerçekten, abartısız yiyemedim. bu kadar iğrenç olabilir. albeni bile daha güzel.
0
🌸mehmed resad
(07.01.18)
Doğal şeker diye bir şey yok. Yani var da hiçbir zaman abur cuburlarda tatlandırıcı olarak meyve ya da bal falan kullanılmadı. Şeker pancarından elde edilen şeker de rafine şeker.

Eti Burçak Sütlü Kremalı ve Eti Brownie'nin tadı hâlâ gayet güzel bence.
0
i was made for you
(07.01.18)
Şölen ve tadelle markalı ürünler hala güzel bence.
0
mahmut29
(07.01.18)
ulker peki ve eti turti'yi ozluyorum ya.
0
000000
(08.01.18)
Torku No.1 gayet guzel, eskinin guzel gofretleri gibi.
0
grobet
(08.01.18)
3 kutu rulokat faciasından sonra gerçekten artık herşeyi batırdıklarına inanıyorum. Neyse ki çokonat, eti cin, eti puf ve çokomel, negro aynı gibi, bir de Ülker çubuk kraker. Arkadaş yazmış da içi krema dolgulu doğru düzgün bir bisküvi yok.
0
mslny
(08.01.18)
ben de şunu merak ediyorum:
satışları nasıl?

sadece buraya yazanlar değil, çevremde de çok kişi bu şekilde düşünen. markete girdiğimizde bisküvü çikolatanın olduğu reyona hiç uğramayız bile.

eskisi gibi satmıyordur herhalde markalar. bir bilginiz var mı?
0
dahinnotha
(08.01.18)
ben bu yüzden üşenmeyip nestle'ye mail attım kısa ve öz niyetimi belli eden amacım da piyasaya ürünü yeniden sokmaları falan değil böyle duygu sömürüsü yaptım pirinç patlaklı gevrekleri çok severdim çocukken hep nestleciydik biz dededen falan neyse adamlar dönüş yaptılar 1 hafta sonra kadar, o ürün sizin pazarda satılmıyor biz sizi yerel sağlayıcılara yönlendirelim dediler sadece. insan bi adres yolla 2 paket yollayalım der falan. öyle yani. artık nestle düşmanıyım.

şaka bi yana bu konuyu bi ara araştırıcam çok merak ettim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
di mi!

glikoz + fruktoz şurubu. o değil pastaneler falan bile kullanmaya başlamış sanki. yıllar evvel şekerpare almayı bıraktım. bu tarz şerbetli tatlılarda çok belli oluyor içine ne bok kattıkları. zehir gibi bir şey.

eti takılıyorum ben de. üzeri hitit güneşli kakaolu bisküvisi ve burçak'ın klasik versiyonunda pek tat farkı algılamıyorum. cin'de de. bunlar dışında bir şey almıyorum genelde.

yalnız etiketlerinde çatır çatır yazıyor şurup olduğu. sadece dozajını daha iyi ayarlamışlar belki, diyebilirim. ya da başkasının algıladığını ben algılamıyorum.

ülker'i zaten boykot edeli yıllar oluyor. nadiren dayanamayıp albeni alıyorum. birkaç ay evvel almıştım, o da kötü değildi sanki ama ondan emin değilim.

kurabiye ve kekler bundan en muzdarip olan grup sanki. ya da onlarda ne leş olduğu daha belli oluyor.

torku'ya hiç bakmadım ama en azından toz şekerleri düzgün. direkt pancardan üretilme diye biliyorum. adamlar şeker üreticisi sonuçta. ürünlerinde kendi şekerlerini kullanıyorlarsa belki denemek lazım.

özellikle paketlenmiş ürünlerde seçim şansı bırakmadılar. aslında imza kampanyası, sürekli protesto vs yapılsaydı iyi olurdu. seçme şansı cidden yok.
sigaranın alkolün sağlığa zararlarını anlatırken, kamu spotları vs ile, glikoz şurubunu, gluteni coşmuş ürünleri, gdo'yu pompalıyorlar maaşallah piyasaya.

keşke yasaklatabilsek bazı katkı maddelerini. sağlıklı şey yemek lüks oldu. ekmekler rezalet, şeker rezalet, abur cubur zaten rezillikte zirve yaptı, sebzeler anormal parlak, kalın, susuz ve çekirdeksiz mutant yaratıklar gibi vs. biz bunların hepsini de üretiyorduk ayrıca.

keyfimizin de içine ettiler artık en son. ben sigara içiyorum hala, sigaralar bile leşleşti.
0
godoşu beklerken
(08.01.18)
bu arada : #22164700

asıl olay budur. tahkimci eşş... liboş şerefsizlik olunca bir nanenin altında, savaşması böyle zor oluyor işte. elin dobermanı. git hallet diyorlar böyle tiplere, bunlar da gelip hallediyor.

bunu yapmak için vatanı, insanı falan sevmemek gerek cidden.

hani küfür eder misiniz falan filan diye soruyorlar ya, alın işte, buraya nadide küfürler sıralamak elzem aslında, hatta görev. entryde bahsi geçen bu adam(!) gibileri "benim oyum cahille bir olamaz" dediğinde işte o can alıcı soru beliriyor: "sen bizi sevmiyorsan oyun bırak eşit olmayı, keşke olmasa zaten. keşke sen var olmasaydın." aynı sebeple: liyakat önemli diyoruz, peki liyakat tek başına yeter mi?
0
godoşu beklerken
(08.01.18)
Şeker pancarı üreten çiftçiye zararını falan bilmem, doğrudur ama vücudunuz hangi şekeri yediğinizi anlamıyor emin olun. Yani şeker pancarından üretilmiş şekerden yapılan abur cubur yiyorum, günde beş çorba kaşığı bal yiyorum kafam raad diyen varsa demesin, hepsi aynı halt.

Sucrose, HFCS, invert sugar, honey, and many fruits and juices deliver the same sugars in the same ratios to the same tissues within the same time frame to the same metabolic pathways. Thus, if one accepts the proposition that a given product will be sweetened with one of the fructose-containing nutritive sweeteners, it makes essentially no metabolic difference which one is used.

Aşağıdaki linkten detaylıca okuyabilirsiniz şeker ve şuruplar nedir ne değildir.

ajcn.nutrition.org

İdeal olan kaynağından bağımsız olarak tatlı şeyleri çok minimal düzeyde tüketmek.
0
i was made for you
(08.01.18)
Doğru, gerçekten çok çok kötü şu anki aburcuburlar. Acı bir tat kalıyor ağızda, tatlı değil sanki.
0
roket adam
(08.01.18)
@godoşu beklerken
Yazdıklarına katılıyorum.
Bildiğim kadarıyla o kanun cargill denen firma için çıkarılmıştı. Adamlar bir ülkede kanunları kendilerine göre değiştirtip öyle işletme kuruyor.
0
ismira007
(08.01.18)
yukarıda alıntılanan makale bilgisinin biraz yanıltıcı olabileceğini düşünüyorum. konu şeker başlığındaki her şeyin monomerinin şeker oluşu değil sadece. olay iki şeker arasındaki yapısal farkın sindirim ve emilim gibi metabolize olma süreçlerindeki fark ve bunun etkisi (artı içine katıldıkları şeyi daha stabil hale getirdiği söylenen şurupları, şurup haline getiren kimyasal reaksiyonlar dizisinin başka maddeler oluşturup oluştuurmaduğının sorgulanması):

*linkini verdiğiniz makalenin yazarı John S White, ufak bir arama sonucu, anlaşılıyor ki Atlanta'da "White Technical Research" adlı "danışmanlık" hizmeti de veren bir fimanın sahibi. Bu adamlar bize danışmanlık yapmıyor, şirketlere yapıyor. Küçüğünden (pastane zinciri olsun), büyüğüne (monsanto, cargill, vs.)

conflict of interest'i bağımsız çalışır gibi göründüğü için yok. kötüye kullanmak isterseniz güzel bir yöntem.

* ben de size açıktan conflict of interest'i olan bir makalenin commentary linkini vereyim.
www.jci.org ki aynı article bu şurupların tüketici algısında yarattığı olumsuz etki yüzünden ürünlerinin reklamını hfcs free diye yapmaya başladıklarını da söylüyor.

(mısır şurubuna alternatif şekilde metabolize olan şeker pazarlamaya çalışıyorsanız mesela burada olası bir bias sahibi olmanızın bir anlamı olabilir. yoksa tüm bias'in mısır şurubu kullanan dev firmalar lehinde olması gerekiyor, diyerekten burada belirtilen conflict of interesti çok ciddiye almadım.)
buna göre makalede fruktozun glikoza göre farklı metabolize olmasından bahsediliyor. yani bunlar elbette monomer hallerinde "şeker" ama bunların insan vücudunda değişik miktarlarda alımı ile oluşan değişim de başka.

bakın bu makalede fructose'un insulin sensitivity'si üzerine etkisi yüzünden diabet yaratma riskine (bahdesilen insulin sensitivity düşmesinde şüphesi edilen olayla ilgili makale abstraktı: www.ncbi.nlm.nih.gov ve früktozla ilgi makale olmayan bir yazı da burada www.medpagetoday.com )

karaciğere dişe daha fazla zarar verdiğinden de bahsedilmiş.

artan adiposity (adipose tissue yağdan oluşan dokuydu bildiğim kadarıyla, obezite faktörü yani bu, zaten makalede öyle bir kısım olacaktı)
yani çalışmada aynı sürede glikoza kıyasla aynı miktarda fruktoz tüketenler belirgin şekilde fazla kilo almış.

belirtildiği gibi bu çalışmadaki eksiği değerlendirmeciden aynen alıntılıyorum ki: "the study stops short of showing whether fructose consumption would decrease insulin sensitivity to the same degree in the absence of visceral fat gain. Statistical analysis of the available descriptive data appears to suggest that the changes of body fat and insulin sensitivity are not necessarily codependent. "

ama bence bu tam anahtar nokta: aynen dediğiniz gibi sağlıksız şeyleri fazla tüketen, şeker ve yağ içeriğine yönelen kimseler dün kiloluyken bugün morbid obezlerse sebebi bu olmasın?

yani aşırı miktarda glikoz tüketen insan vs aşırı miktarda früktoz ve türevlerini tüketen insan diye düşünürseniz fark ortaya çıkıyor. visceral fat'iniz olması için obez olmanız gerekiyor zaten. e olduktan sonra fruktoz ciddi zarar verecek demek oluyor:

bu arada meyvedeki fruktozla sofradakinin farkı neyle beraber tüketildikleri demiş bir doktor:

www.diabetesdaily.com

yani şimdi bu doktor da işine geleni söylüyor olabilir. ama dünyaya baktığınızda, artan obeziteye baktığınızda adamın söylediklerinde bir mantık görüyorsunuz. bu bok aynı bok olsa da, bir meyvede bunun metabolize olması ve absorpsiyon süreçlerini yumuşatan ve yavaşlatan etkenler var diyor. (glikoz mu fruktoz mu geyiği bir yana)




daha kapsamlı bir makale buldum, belirtilmiş bir conflict of interest de yok daha doğrusu araştırmacı olmadığuı beyanında bulunmuş, hepsini şu an okumam maça ister, bir kısmını okuyup bir kısmında göz gezdirdim diyeyim, ilk bakışta diğerlerinden daha iyi gibi geliyor: www.ncbi.nlm.nih.gov

Bu makaleye göre iki yanda da çoğu iddia aslında inconclusive, bu sonuçları çıkaracak long-term study'ler henüz mevcut değil.

HFCS'e olumsuz bakanlara eleştirisi ise abartılı şekilde yüksek doz alımlarında yapılan çalışmalarının sonuçlarını değerlendirmiş olmaları. Zİra o da şöyle diyor: "The issue of dietary fructose and health is linked to the quantity consumed, which is the same issue for any macro- or micro nutrients. "

Fakat o noktada aklıma morbid obezler ve genelde obezite geliyor. Tamam obezite fruktoz hatta HFCS arasında doğrudan anlamlı korelasyon kurmaya kalkmasınlar, eleştirildiği gibi, ancak o zaman bu çarpıcı paralel artışın sadece tesadüfi olduğunu gösteren kanıtları sergilemeleri gerekiyor. Dolaylı ilişkinin tam nerede dolaylandığını da göstermek lazım. "Henüz çalışmalar yok" demek "ilişki yok" demek değil.

Conclusion'ın baş kısmına bakarsınız diğer önceki makale değerlendirmesinde bahsettiğim faktörler yarı yarıya olumlanmış. Yani hem doğrulanmış hem sorgulanmış. Bir göz gezdirirseniz anlarsınız.

Ancak şunu da aklınızda bulundurursanız güzel olur: Inconclusive olan ne? "It appears that fructose does cause..." mealinde cümlelerde hangi çalışmalar eleştirilerle beraber doğrulanmış? Peki bu dietary sugar tipi hakkında olumlu bir şey söylenmiş mi?
0
godoşu beklerken
(08.01.18)
(15)

5 liraya ideal erkek yaratmak

cok iyi yol
https://www.youtube.com/watch?v=CJTeVGhxc5Ebir onedio videosu. Fiyatlar şu şekilde:Yakışıklılık: 3tlKomiklik: 1tlSadakat: 3tlLibido: 2tlZeka: 1tlKıskanç olmamak: 1tlMükemmel vücut: 2tlRomantiklik: 2tlZenginlik: 3tlUzunluk: 1tlDuyurunun hanımları paranızı siz nasıl harcardınız?
www.youtube.com

bir onedio videosu. Fiyatlar şu şekilde:

Yakışıklılık: 3tl
Komiklik: 1tl
Sadakat: 3tl
Libido: 2tl
Zeka: 1tl
Kıskanç olmamak: 1tl
Mükemmel vücut: 2tl
Romantiklik: 2tl
Zenginlik: 3tl
Uzunluk: 1tl

Duyurunun hanımları paranızı siz nasıl harcardınız?
0
cok iyi yol
(07.01.18)
Sadık 3 tl
Zeki 1 tl
Romantik 2 tl :( 1 tl borç versenize.

Odun olsun ama mal olmasın. Neyse. Romantiği at, kıskanç olmasın onun yerine.

Al, 5 tl.
0
thomaswantsmore
(07.01.18)
uzunluk ne la?
0
ya ben lan neyse
(07.01.18)
Mükemmel vücut, zeka, libido.

Zeki insan zaten kıskanç olmaz. :) 1 lira kâr ettik.
0
yirmisantim
(07.01.18)
yıldız tilbe'den hallice kızlar uzun istiyor. off ölüm:)
0
nothing in my way
(07.01.18)
Zeka: 1tl aldatsa da çaktırmayacak ve para kazanacak kadar kafası çalışsın. çok ucuza satmışlar bunu.
Libido: 2tl mühim

bu ikisini çat çat seçtim 3.de düşündüm
Mükemmel vücut: 2tl (uzunluk yakışıklık niye ayrı ayrıysa?)
diyorum.
tek sebep: en öküz bildiğim adamın bile romantik olabildiğini gördü bu gözler. daha da gözüm yok.
0
niye ama
(07.01.18)
ZEKA+KOMİKLİK+ZENGİNLİK

5 liralık cem yılmaz :)
0
goodz
(07.01.18)
yakışıklılık
komiklik

zeka ve uzunluk arasında kaldım, bi liram var ajdjdjfjff. komik birinin zeki olmama olasılığı yok, biraz açık uçlu olmuş, o yüzden zeka demeyeyim, komik adam zekidir zaten. uzunluk kalıyor geriye. çok saçma oldu.
0
nice tnetennba
(07.01.18)
Zeka, libido, mükemmel vücut.
Param yetse zenginlik ve sadakat de alırdım. Artık zekayla yolunu bulur umarım :))
0
kayranin kedisi
(07.01.18)
yalnız adamlar bildiğin hem yakışıklı hem de sadık olmanın imkansız olduğu vurgusunu, ikisini de 3'er lira şeklinde belirleyerek yapmışlar. vicdansızlar. (:

biri bana 1 tl borç verirse düşünürüm.
0
treamorg
(07.01.18)
Erkegim ama 4 tane +1 var. al onlarin hepsini iste, bol ozellikli olsun. Geri kalanini da faize yatirin, cocuk yapinca lazim olur.
0
beriberi
(08.01.18)
zenginlik 3
libido 2

parasını yerim kekonun.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
zeka + sadakat + libido

5 lira bana yetmedi o zaman yanına bir de +zenginlik alayım.
0
naksidil
(08.01.18)
direkt zenginlik alıyorum. geri kalanları da adam alsın. parası bok değil mi?!
0
mehmed resad
(08.01.18)
Bilemiyorum altan bilemiyorum.

Zira cevap verenler arasında erkekler de var..
0
baldan kaymak
(08.01.18)
Dürüstlük neden yok ?
Şefkat ve anlayış ?

Ha pardon yaa erkekti di mi
0
isimmisimyok
(08.01.18)
(1)

Esigara Pil,Şarj aleti,Coil vs.

olkol
Kadıköy, Beşiktaş veya yakın çevresinde elektronik sigara pilleri, şarj cihazı, coil, likit gibi malzemeler satan bir dükkan var mı? Elektronik sigara aldım ama ilk etapta pili falan internetten değil de elden almak istiyorum.Var mı böyle bir yer bildiğiniz? Nereden alayım ya da tavsiye site, güveni
Kadıköy, Beşiktaş veya yakın çevresinde elektronik sigara pilleri, şarj cihazı, coil, likit gibi malzemeler satan bir dükkan var mı?

Elektronik sigara aldım ama ilk etapta pili falan internetten değil de elden almak istiyorum.

Var mı böyle bir yer bildiğiniz? Nereden alayım ya da tavsiye site, güvenilir olsun?
0
olkol
(07.01.18)
www.pilsitesi.com ister internetten sipariş ver ister elden al buradan. coil falan yok burada ama pil konusunda güvenilir bir yer.

ben de şundan almıştım 1 yıla yakın süredir kullanıyorum gayet memnunum:

www.pilsitesi.com
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
(7)

Ev arkadaşı arama sitesi

skooma
Dönemlik kalmak üzere erasmus öğrencisi bir ev arkadaşı arıyorum ama eskiden ilan verdiğim siteler ya kapanmış ya da bambaşka bir şeye dönüşmüş durumda. Yabancı öğrencilerin kalacak yer bulmak için kullandıkları siteler vs var mı bildiğiniz? Pek gören olmadığı için tekrar soruyorum.Yer: Ankara
Dönemlik kalmak üzere erasmus öğrencisi bir ev arkadaşı arıyorum ama eskiden ilan verdiğim siteler ya kapanmış ya da bambaşka bir şeye dönüşmüş durumda. Yabancı öğrencilerin kalacak yer bulmak için kullandıkları siteler vs var mı bildiğiniz? Pek gören olmadığı için tekrar soruyorum.

Yer: Ankara
0
skooma
(07.01.18)
craigslist vardı istanbul için. ankara için var mıdır ? bakmadım.
0
liriamer
(07.01.18)
facebook grupları çok aktif
0
facebook
(07.01.18)
facebook gruplarında erasmus öğrencisi 1-2 tane ya var ya yok. değişim öğrencisi olanlar da hep orta doğulu falan avrupalı çok az. bulamazsan grupların linklerini yollarım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
@liriamer, craiglist Ankara yok ama yine de bakarım.

@facebook, hangi gruplar?

@proletarier, Kesinlikle öyle. Erasmus öğrencisi falan yok benim baktığım gruplarda. Ne olduğu belli olmayan orta doğulu tiplerden geçilmiyor, onları da tercih edesim gelmiyor. Başka gruplar varsa ve paylaşırsan bakayım onlara.
0
🌸skooma
(07.01.18)
zaten 1 tane büyük erasmus flat share diye bi grup var diğerleri standart ev arkadaşı arama grupları bazen oraya da yabancılar yazıyor ama baktıysan ve göremediysen olmadığı içindir yani ankara için zaten pek grup da yok. üye olup düzenli bakınman gerek tek çare. ha bi de tabii evinin fotoğraflarını koyup bilgileri yazıp beklersen şansın artar bana yazan 1-2 kişi olmuştu ilanı olmamasına rağmen.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
Evet, oralara da baktım. Bir şey yok gibi. Neyse, artık kaderimize razı olacağız. Biri çıkarsa çıkar. Çıkmazsa başka zamana. Yine de teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸skooma
(07.01.18)
grupları aratarak bulabilirsin,
0
facebook
(08.01.18)
(24)

canan karatay denen güzellik

doxanikee
bu hanımın gözünüzdeki imajı ne? nedir sizin için inandırıcılık seviyesi?edit: dümdüz yüzeysel fikrinizi soruyorum, herhangi bir mantıklı temele dayanmak zorunda değil.
bu hanımın gözünüzdeki imajı ne? nedir sizin için inandırıcılık seviyesi?

edit: dümdüz yüzeysel fikrinizi soruyorum, herhangi bir mantıklı temele dayanmak zorunda değil.
0
doxanikee
(07.01.18)
belli yaşın üstündeki insanları dikkate almamak lazım.
0
rhan
(07.01.18)
Kendinden emin yaşına göre oldukça aktif. zihni açık.
Hani senin de ekşi deki belirli kişiler hakkında yaptığın yorumlara baktım da hiç mi kimseyi sevmezsin anlamadım?

Her bir entryin: yaramaz adam, boş adam... devam edip gidiyor böyle. Bir doğru sen mi kaldın?
0
1adam
(07.01.18)
şimdi ben sıradan vatandaş olarak herhangi bir uzmanın seviyesini ölçecek durumda değilim elbette ama bana biraz boş yapıyormuş gibi geliyor açıkçası. sağlıkla ilgili neredeyse her alanda konuşması, agresif ve keskin çıkışlar yapması vs. hoşuma gitmiyor ve benim gözümde güvenilirliğini zedeliyor.

bak mesela islamcı bi dayıt var, ibrahim saraçoğlu muydu ismi, şu her şeye kür yapan bitkisel reyiz. bir sağlık sorunum olsa essahtan o adamın dediklerini denerim. belki işe yarar, belki yaramaz ama o adamın kötü niyetli veya agresif olduğunu düşünmüyorum. zaten adamcağız o otu karıştır, bunun suyunu iç vs. diyor yani gidip de zayıflama hapı satmıyor sana.

canan karatay öyle değil. taam belki o da bi şey satmıyo ama çok agresif ve ister istemez "bu ablanın derdi ne?" dedirtiyor. o yüzden ben şahsen canan karatay'ın söylediklerinin hiçbirini ciddiye almıyorum. "yalan yanlış konuşuyo" demiyorum. dediğim gibi, söylediği çoğu şeyin doğruluğunu teyit edecek veya kendisini yalancı olmakla suçlayacak birikimim yok ama tavrı bana itici ve temelsiz geliyor. güvenilir bulmuyorum.

"şarlatan" diyemem, o fazla ağır olur ama biraz fazla medyatik ve arıza geliyor bana. "hmm uzman böyle söylemiş bak" deyip de ciddiye almamı sağlayacak bir ağırlığı yok gözümde.
0
der meister
(07.01.18)
bir doktorun bu kadar net kesin konuşması doğru gelmiyor bana. o yüzden güvenilirliğini pek yüksek bulmuyorum. mesela bu sağlık konusunda bi site var aynı zamanda youtube'da da birkaç videosu var fitekran diye o adam da doktor bu tür konularda konuşurken her ihtimalden bahsediyor allah gibi net konuşmuyor bu kadın sanarsın hücrelere fısıldıyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
az biraz dogruyu soyledigi icin halk tarafindan hep dogruyu soyledigi dusunulen, kendine kazanc icin halkin sagligini tehlikeye atan yasli bi kadin
0
beriberi
(07.01.18)
Kendini bilim adamı sanan bir adet doktor, başka bir şey değil.

scholar.google.com.tr

Buradan bakabilirsiniz mükemmel akademik geçmişine. Devlet hastanelerindeki herhangi bir doktorumuzdan daha üstün değil yani kendisi ama durmadan konuştuğu için darphane tabii.
0
i was made for you
(07.01.18)
kimi dedikleri doğru olabilir, işin uzmanı değiliz bilemeyiz. ama her 3 cümlesinin sonuna "bunu şu kitabımda yazdım, siz de okuyun" diye ticari kaygı sıkıştırdığı için amacının belli olduğunu düşünüyorum.
0
507
(07.01.18)
Dinlediğim, okuduğum biri değil. Orda burda fotoğraflarını gördüm, bir veya iki kez konuşmasına denk geldim, hakkında konuşulanlardan gözüme çarpanlar oldu.

Genel kanım der maister +1

Saraçoğlu eskiden arada bitkilerin içerikleri için danıştığım, güvenilir bulduğum biriydi. Şimdi o tür şeylere gerek kalmadığı için sitesine pek uğramıyorum.

Son yıllarda şunu yiyin şunu için diyenlerin tümüne karşı kapalıyım. Zira işin suyunu çıkardılar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.18)
Ben çok inandırıcı bulmuyorum. Kendi meslek hayatında farkettiği durumları farklı yönden düşünmeden kesin doğrularmış gibi savunuyor. ve bunu yaparken çok dikkat çekerek abartarak yapıyor.
0
zimbirik
(07.01.18)
%99
0
gezegen olan pluton
(07.01.18)
Meyve dahi yedirmemesi hiç mantıklı gelmiyor. İnsanları asansöre bindirmiyor, merdivenlere de yönlendirmiyor, hepten binanın dış yüzünden dağcı gibi tırmandırıyor, en zora yönlendiriyor yani. Tuhafıma gidiyor. Binyıllardır ekmek yiyen bir topluma tak diye ekmeği kes demesi acaip. Bi orta yol bulabilmeli doktor sıfatıyla. İyi niyetine çok inanıyorum ama dan dun dayatması hiç mantıklı gelmiyor.
0
yaren
(07.01.18)
çoğu sözünü takip ediyorum. yanlış anlaşıldığını ve bunun temel noktasının televizyonlara çıkmak olduğunu düşünüyorum. tv'lere çıkan her doktor/araştırmacı/profesör.. ne olursa olsun popüler olduktan sapıtıyor ya da sapıtmış gibi gösteriliyor.

yani tv'lere çıkmasa kendine olan güvenim artar.

ticari kaygıları olan biri olduğunu düşünmüyorum. zaten zengin biri. kitapları 10 -
15 lira civarında satılıyor ve internetten bile bulunabilir. velhasıl kitap satmak adına popüler olacağını söylemenin doğru olduğunu düşünmüyorum.


televizyona ve haberlere çıkmasını kendi adına doğru bulmuyorum. toplumda olumsuz bir imaja sahip. çıktıkça daha fazla dalga geçiliyor.

kız arkadaşım onun önerileriyle beslenerek hayatını düzene soktu. ailesi de bu tarzda besleniyormuş. gerçi kız arkadaşımla yemek yemek ya da bir yere gitmek işkence oldu, ama o da canan karatay'ın sorunu değil. canan karatay'ın yemeyin dediği şeyler "bundan bir lokma yersen ölürsün" anlamına gelmiyor asla.

facebook'ta sağlıklı yaşıyoruz adında bir grup var. orada da canan karatay'ın diyetiyle (aslında bir diyet değil, yaşam tarzı) beslenenlerin geçirdikleri sağlık evrimine bir çok örnek var.
0
dahinnotha
(07.01.18)
@yaren

aslında söylenenlerin yanlış anlaşıldığını düşüyorum.
meyve yemeyin diyor ve ekliyor "biz meyve yemeyin derken, akşam yemeğinden sonra bir kilo yenilen meyvelerden bahsediyoruz. bizde alışkanlıktır, yemekten sonra, tatlı niyetine kilo kilo meyve ailecek. bunu yapmayın diyoruz."

ama toplumda şöyle algılanıyor "şeker en tatlı zehirdir. meyve şekerdir. meyve yerseniz ölürsünüz. bir dilim elma bile yemeyin." işte burası doğru değil -ki kendisi de bunu demiyor zaten-.

ekmeği de bin yıllık bir gelenek diye düşünmemek lazım. ben 10 ya da 15 yıl önce yapılan ekmek ile şuanki ekmek arasında hiç bir benzerlik olmadığını görebiliyorum. ekmeği geçtim, buğday ununda bile çok fazla katkı maddesi var. içindekiler kısmını okuyunca bunu görüyoruz: topaklanma engelleyici, beyazlatıcı... aslında mevzu, genetiği değiştirilmiş buğdaydan yapılan ve içine bir çok katkı maddesi koyulan undan yapılan bol katkılı ekmeği yememek.

yoksa yine kendisi doğal yolla üretilen gıdaların tüketilmesinde sakınca olmadığını ama doğal yoldan yapılmışını bulamadığımız için en iyisinin hiç tüketmemek olduğunu anlatıyor.
0
dahinnotha
(07.01.18)
Şeker konusunda abarttığını düşünsem de palm yağı ve mcpd konusunda tamamiyle wiki bilgisine sahip birisi. Neden diyecek olursanız:
Palm yağı dediği yağ ayçiçek mısır gibi tek bir yağ değildir. etli kısım ve çekirdekten toplamda 6 çeşit yağ ve fraksiyonları elde edilir. (Detaylıca anlatırım gerekirse) Bunların hepsini zehirmiş gibi, damarı tıkar vs gibi anlatması zırvalık resmen.
2-mcpd ve 3-mcpd ise sadece palm değil tüm yağlarla tuzun etkileşmesinden oluşur.

Bu saçmalamasından sonra firmalar palm-free diye millete itin önüne koysan üzerine sıçmayacağı yağlar yedirmeye başladı/başlayacak.

Not: yağ sektöründenim ve adı bilinen tüm firmaların hangi yağı kullandığını biliyorum (neredeyse)
0
ismira007
(07.01.18)
@ismira peki bu palmiye yaginin yagmur ormanlari alanlarina dogru gititkce yayilmasi, orangutanlarin yasam alanlarini elinden almasi, bolgedeki yerlileri yerinden etmesi gibi olaylari ne olacak?
saglik acisindan palmiye yaginin zararlari da zaten malum, dediginiz dogru, daha kotusu de gelebilir, fakat bu su andakinin kotu olmadigi anlamina gelmiyor.

dr. karatay seker hakkinda guzel konusuyor, bugday konusunda glutenden bagimsiz bazi hassasiyetleri olan bir insanim bugday ile ilgili bir belgesel vardi, yani sanki ikinci dunya savasindaki naziler gibi bahsedilmisti, tam korku filmi gibiydi. zaten ilgisi olanlar bugdayin nasil yayilmaci oldugundan, insanligin tarim devrimi ile nasil cekirgelestiginden haberdardirlar.
0
mavicorap
(07.01.18)
@mavicorap ben sadece palmin direkt olarak vücuda etkisini söyledim. Yağmur ormanları konusunda hemfikiriz.
Palm yağlarının sıcaklık ve katı yüzdesi grafiği:
i.hizliresim.com

Palm kernel yağlarına ait grafik:
i.hizliresim.com
0
ismira007
(07.01.18)
Palm yağıyla ilgili şöyle bir sıkıntı var: Normalde tüm yağlar ısındığında, yanma noktasını geçerse yağ asitleri mutasyona uğrar, vücuda girdiğinde de atık madde olarak serbest radikalleri açığa çıkarır, bunlar da hücrelere nüfuz ederek hücrelerde değişime neden olur. Bu değişim de bildiğimiz kanser. Dediğim gibi, bu tüm yağlar için geçerli; zeytinyağı tereyağı ayçiçekyağı pam yağı fındıkyağı fark etmiyor. Şimdi bu noktada paml yağının ayrıştığı nokta şu: Zeytinyağını ya da diğer yağları sıcak ya da soğuk kullanmak bizim elimizde, dikkatli kullanırsak, yani yakmazsak bize zarar vermez ama palm yağı için böyle bir durum yok. Palm yağının ilk hali oldukça katıdır, yani akışkanlığı çok düşük olduğu için kullanılabilirliği yoktur soğuk halde, o nedenle piyasaya sürülmeden önce uzun bir süre kaynatılarak akışkan hale getirilir, bu aşamada da yağ asitleri yanmış olur. Piyasaya da bu şekilde verilir ve kullanılır. Yanş yanmış halde, o nedenle yanmış yağın tüm zararları barındırır kullanım aşamasında, sıkıntısı bu.
0
angelus
(07.01.18)
Benim için bilimsel konularda konuşan birinin güvenilir olması için, söylediklerinin bilimle çelişmemesi gerekir. Canan Karatay'ın söylediği şeylerin büyük kısmı çelişiyor, artık konuşmalarını dinlemiyorum, belki arada çelişmeyen şeyler söylüyordur. Sansasyon olanlara açıp bakıyorum, onların arasında çelişmeyen yok gibi. Nihayetinde tabii ki güvenilir değil, toplum sağlığı açısından büyük risk.
0
evrim halkasi
(07.01.18)
şarlatan
0
haykorsamdunyaya
(07.01.18)
@angelus,
Palm yağının (kernel de aynı) yanma derecesini 230 olarak not almışım ben. ismira007'nin verdiği grafiğe bakınca erime noktası yanma derecesinin çok altında.
Benim not mu hatalı, yanlış anladığım bişi mi var acaba?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.18)
Angelus,
Palm yağı ve diğer bütün rafine yağlar (zeytinyağı rafinesi hariç) rafinasyonun son basamağında deodorizasyon denilen işleme tabi tutulur. Bu işlemde sıcaklık 220-240 derece arasındadır ama 240 dereceyi geçmez sıcaklık. Çünkü 240 dereceden sonra yağda trans yspı oluşmaya başlar. Senin dediğin gibi akışkanlık sağlama gibi bir durum söz konusu değildir.
Evet 20 derecelerde işlem yapılmaz ama kritik 240 derece de aşılmaz. Ya da kase, paket margarinler haricinde nutella vs gibi markalara özel yağlara tuz koyulmaz bu nedenle de mcpd oluşmaz.
0
ismira007
(07.01.18)
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi palm yağının 200 derecenin üstünde rafinesi halinde kansorejen haline geldiğini açıklamıştı, Nutella'nın Türkiye genel müdürü bile palm yağını 200 değil 80 derecede ısıttıklarını açıkladı. Yani bu durumda palm yağınının ısıtılmasının 240 dereceyi geçmedikten sonra zararlı olmayacağını düşünmek pek doğru bir yaklaşım değil. Ha şimdi Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi yanlış biliyor derseniz ona da tamamım ben.
0
angelus
(08.01.18)
ben yazdığı kitapları çok mantıklı buluyorum. uygulayınca da çok güzel sonuç veriyor. ama medya önünde neyi nasıl söyleyeceğini ayarlayamıyor.

söylediklerini değil yazdıklarını dikkate alırsan inandırıcılık oranı %99.
0
babilbaligi
(08.01.18)
et yediğimde başım ağrıdığı için bu kadına pek inanmıyorum.
0
for day to break
(08.01.18)
(7)

Cinemaximum'da film izlemek

etna
18 liraymis. Yok mu daha ekonomik bir çözüm?Maximum kartımda var.
18 liraymis. Yok mu daha ekonomik bir çözüm?
Maximum kartımda var.
0
etna
(07.01.18)
sabahları ilk seans 7 tl değil mi?
0
angelofdeath
(07.01.18)
Trump'ta 14.
0
sckxyss
(07.01.18)
Firsat sitesinden kod alabilirsiniz. 9,5 lira.

Sinemia ayda üç sinema 14,99
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(07.01.18)
opet kampanyası var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
Bazı şubelerinde bilete bakmıyorlar. Ben hiç denemedim ama korsan bi şekilde girsen salona kimsenin rhu duymaz bence eğer kameradan takibe takip yapmıyorlarsa orda da online bilet almıştım o yuzden gişeye uğramadım falan denebilir
0
condom kurşunu
(07.01.18)
Akasya avmde kontrol etmiyorlar bilet istediğin gibi giriyorsun
0
charlotte blanc
(07.01.18)
İzmir mavibahçede de kontrol etmiyorlar istediğin gibi girebiliyorsun, fakat bununla ilgili en büyük sıkıntı başkasının aldığı koltuğa oturursan rezillik. Dolu filmlerde bu sorun kesin yaşanır asla göze alamam
0
hayati cozemeyen adam
(07.01.18)
(12)

Bu ingilizce sorulari doru mu?

stavro
I couldn't see the doctor because I didn't have ....a - any free timeb - a cancellationc - her moneyd - some appointmentswhat languages ... your father speak?a - manyb - doesc - cand - muchBu sorulari paylasan kaynak 1. soruya d, ikinci soruyoa da c demis. 1. soru "any free time" 2 soru da does olma
I couldn't see the doctor because I didn't have ....
a - any free time
b - a cancellation
c - her money
d - some appointments


what languages ... your father speak?
a - many
b - does
c - can
d - much

Bu sorulari paylasan kaynak 1. soruya d, ikinci soruyoa da c demis.
1. soru "any free time" 2 soru da does olmauyor mu? Gramerim olmadigi icin kesinlikle yanlis diyemiyorum ama bana yanlis geldi bunlar.
Edit: bu sorularda tek bir dogru cevap secilebiliyor, o yuzdeen==n 2. soru da kafama takildi.
edit:
im ... countries, people speak English.
most
some
an
any

buna da "most" demis ama bana gore "some" olmasi daha uygun mesela.
0
stavro
(07.01.18)
Ikinci soru b de olabilir c de, iki yaniti var. Kaynak nedir? Lutfen Hasmet Hacioglu gibi bir Turk kaynaktan calisiyorum deme.
0
Traveller
(07.01.18)
Bu sorularda tek bir dogru cevap var, format boyle. 2. soruda b neden olmuyor da c oluyor diye takildi kafama. Ikisini birden secemiyorsak ben b derdim.

Bahsettigin kisiyi tanimiyorum da bu cevaplari kim isaretledi bilmiyorum, internetten buldum. Prensip olarak turkce kaynaktan ingilizce calismam zaten de bu spesifik bir sinav icin.
0
🌸stavro
(07.01.18)
Birinci sorunun tek mantıklı cevabı a, ikinci de b olmalı gibi geliyor.

i didn't have some appointments baya baya yanlış hatta, kaynağınızın cevapları hatalı.
0
kobuzchu kiz
(07.01.18)
olumsuz cümlelerde some sıfat olarak kullanılmaz, kullanılacaksa bile bu şekilde olmaz. 1. sorunun cevabı d olamaz hiçbir şekilde, yapısal olarak uydurulacak olsa bile anlam olarak karşılamıyor.
0
Bruce
(07.01.18)
bence sen başka bir şeyin cevap anahtarına bakıyorsun ya da paylaşan kişi yanlış cevapları paylaşmış. cevapların alayı saçma.
0
der meister
(07.01.18)
Cevap anahtari falan da yok, direkt ustune isaretlemis adam. Hani benim yanlis bakma ihtimalim de yok. Birkac tane daha yanlis cevap gordum ama bulamadim simdi.
0
🌸stavro
(07.01.18)
sorular felaket saçma takma kafana geç gitsin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
Yanlislik oldugu konusunda yanilamisim gorunuse gore. O halde bunlarin cevaplarini gormezden gelip soru ornegi olarak dikkate aliyorum.
Gramer sorularindan hep nefret etmisimdir. Al karsina canli interview yap benle ama gramer sorma arkadas..
0
🌸stavro
(07.01.18)
soru örneği olarak da alma. sorular da seçenekler de yanıtlar da saçma ve yanlış. boşuna zaman kaybı olur ve yanlış yönlenirsin. başka kaynaktan yürü.
0
tepedeki psychedelic adam
(07.01.18)
Son soru, edit sorusu, a da olur b de.
0
cedilla
(07.01.18)
Som soruda a da dogru b de. Dostum neden boyle kaynaklardan calisiyorsunuz. Grammar in Use kitaplari var Betty Azar'in kitaplari var. Yukarida dedigim ornek yalnizca uydurdugum bir isimdi. Demek istedigim duzgun kaynaklardan calisin. A2 seviyesinde Ingilizce bilen herkes kendini Ingilizce biliyor saniyor. Duyuruda dahi bunun gibi binlerce ornek var.
0
Traveller
(07.01.18)
Tek bir dogru secenegi sordugi icin some olmali bence son soruda. Dunya'da cogu ulke ingilizce konusuyor olsaydi most dogru cevap olabilirdi diye dusunuoyrum. Gramer olarak bilmem de bu soruda tek bir dogru varsa cevap some olmali bnaa gore.

@traveller
ingilizce calismiyorum, sinav icerigine bakiyorum su anda. Amacim sinavda ne var ne yok ogrenmekti.
0
🌸stavro
(07.01.18)
(6)

black mirror bitti netflixte ne izleyeyim?

haydudd
black mirror bitti.rick and morty baya izledim ara verdim. başka ne izleyim? siz neler izliyorsunuz?
black mirror bitti.
rick and morty baya izledim ara verdim. başka ne izleyim? siz neler izliyorsunuz?
0
haydudd
(06.01.18)
anime seversen seven deadly sins.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.01.18)
Dark'ı izlemediyseniz tavsiye ederim. İlk bölümler bariz Stringer Things çakması gibi geliyor ama sonradan aralarındaki fark açılıyor, Stringer daha çok paralel evren temalıyken Dark zaman yolculuğu temalı. Yine de Stringer Things olmasaydı olmazdı sanırım bu dizi. Fakat Alman dizisi olması ayrıca çekici geliyor kulağa.
0
siyah giyen adam
(06.01.18)
Dirk Gently
0
karamaleksey
(06.01.18)
Dark +1
0
cok iyi yol
(06.01.18)
mindhunter
0
blue_heart
(06.01.18)
3%
arrested development
0
blacksky
(07.01.18)
(2)

Ljubljana, Slovenyada ne yapilir?

seljax
2 gece 3 gun burada takilcaz bir de araba kiralariz fakat ne yapilir bu sehirde tavsiyeleriniz nelerdir
2 gece 3 gun burada takilcaz bir de araba kiralariz fakat ne yapilir bu sehirde tavsiyeleriniz nelerdir
0
seljax
(06.01.18)
göllere gidilir. bled en meşhuru biraz daha heyecan ve daha doğayla iç içe insanlardan uzak bir ortam isterseniz başka göller de var ama gerek yok bence. postojna mağarasına mutlaka gidin avrupa'nın en büyük mağarası harika bir şey. trta diye bi pizzacı var mükemmel pizza yapıyorlar öyle böyle değil. böyle salaş parti havası seviyorsanız metelkova var ama illa öyle bi şey de şart değil gidip görebilirsiniz ilginç bir ortam. slovenya'nın yerel tatlısı kremna rezina yiyin bled'de en iyisi diyordu yerlileri ama başka yerde de yeseniz olur herhalde. hiking seviyorsanız çok güzel tepeler-dağlar var mount saint mary çok güzel mesela ama biraz yorucu olabilir tırmanması. çok yağmur yağar bi de şemsiyeniz olsun hava durumuna göre.

ha bi de şu kahveden alın kahve seviyorsanız çok lezzetli bi kahve :)))

sloveniafood.com

edit: ha bi de şehrin ortasındaki kaleye çıkabilirsiniz çok bi olayı yok kalenin ama manzara var. bunlarda doğal alan orman falan da çok olduğu için süper lezzetli ve doğal balları var bal da alabilirsiniz. cuma günleri de open market diye bi şey oluyordu böyle bir sürü yemek standı gibi baya lezzetli yemekçiler oluyor cuma gününe denk gelirseniz oraya da uğrayın tam şehrin göbeğinde zaten.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.01.18)
Google'a Metelkova yazınız.
0
calucifer
(07.01.18)
(3)

Düz Komedi Filmi Önerisi

apolitikherif
Var mı sizde? Düzden kastım çok komplike diyaloglar olaylar olmasın, çerezlik işte.
Var mı sizde? Düzden kastım çok komplike diyaloglar olaylar olmasın, çerezlik işte.
0
apolitikherif
(06.01.18)
the interview
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.01.18)
Due date
0
cok iyi yol
(06.01.18)
horrible bosses
0
allaccess
(06.01.18)
(5)

Adetiniz her ay tam gününde geliyor mu

apolitikherif
Selam!Kızlar adetiniz her ay gününde geliyor mu yoksa 1-2 gün gecikmeli geldiği de oluyor mu? En fazla ne kadar gecikiyor? (Herhangi bir hastalık olmadığını düşünürsek?)
Selam!

Kızlar adetiniz her ay gününde geliyor mu yoksa 1-2 gün gecikmeli geldiği de oluyor mu? En fazla ne kadar gecikiyor? (Herhangi bir hastalık olmadığını düşünürsek?)
0
apolitikherif
(06.01.18)
kız sana gelip adetim gecikti dediyse panik yapma hemen eğleniyor seninle.

buna milyonlarca kadın cevap verse bile hiçbiri net bir cevap veremez tam olarak. çok değişken bi şey kızın tuzağına düşme yani.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.01.18)
Doğum kontrol hapı kullanana kadar olmuyordu her ay 3 gün geri gidiyordu.

1 2 gün gecikme çok normal 2 hafta geciktiği de oluyor şehir değişikliğinden ve stresten.
0
kaderdeki bekir
(06.01.18)
1-2 günlük gecikmeye gecikme bile denmez, hormonlarda sıkıntı olmasa dahi stres, mevsim değişikliği vb. bir sürü alakasız sebepten 1-2 ay gecikmesi bile söz konusu olabilir. bizim vereceğimiz cevaplar bir işe yaramaz proletarier'in dediği gibi bir durum varsa, sadece bir problem olmamasına rağmen gecikebileceğini söylemek mümkün.

ha sadece kişisel olarak bizim cevaplarımızı merak ediyorsan, genelde gününde, bazen 1-2 gün gecikmeyle regl oluyorum.
0
treamorg
(06.01.18)
her ay 5 gün gecikiyor.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.01.18)
sürekli olmamakla beraber, +/- 1 hafta oynadığı dönemler oluyor.
0
logic
(07.01.18)
(4)

Erasmus hakkinda.

lacrim
Gelecek sene ilk donem buyuk ihtimalle gidiyorum, bu arada en uygun ulke/sehir neresidir sizce? Yani en ucuzlari klasik polonya, cekya mi yoksa bilmedigimiz bir yerler var mi?
Gelecek sene ilk donem buyuk ihtimalle gidiyorum, bu arada en uygun ulke/sehir neresidir sizce? Yani en ucuzlari klasik polonya, cekya mi yoksa bilmedigimiz bir yerler var mi?
0
lacrim
(06.01.18)
ben slovenya'ya gitmiştim felaket ucuz. özellikle student coupon diye bi olayları var ona bakın yemek olayı çok ucuza geliyor belki alkol konusunda falan en ucuz değildir ama yemek konusu çok iyiydi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.01.18)
hem ucuz hem güzel ve canlı kontenjanından prag'ı tavsiye ederim.
0
king lizard
(06.01.18)
Paran varsa ve kontenjan varsa Ingiltere, Barcelona, Milan, Amsterdam, Oslo. Yoksa Prag. Notlarin da dusukse Bratislava, Krakow.
0
Traveller
(06.01.18)
Ben zamanında Polonya'ya gittim. En uygun olanlardan biri olarak önerebilirim.
0
cancoskn
(06.01.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.